Kamboçya, Güneydoğu Asya‘dadır. Batıdan Tayland, kuzeyden Laos, doğu ile güneydoğudan Vietnam toprakları, güneybatıdan Tayland Körfezi ile sınırlıdır. Sulak topraklarında pirinç üretimi başta gelir. Su altında kalmayan yerlerde de muz, sebze,..

Kamboçya, Güneydoğu Asya‘dadır. Batıdan Tayland, kuzeyden Laos, doğu ile güneydoğudan Vietnam toprakları, güneybatıdan Tayland Körfezi ile sınırlıdır. Sulak topraklarında pirinç üretimi başta gelir. Su altında kalmayan yerlerde de muz, sebze, meyve, soya fasulyesi ile pamuk yetiştirilmektedir.
Çok eskiden Kamboçya ormanlarının birinde insanlardan uzakta yaşayan akıllı bir adam vardı. Yıllarca çalışarak Doğu ülkelerinde çokça rastlanan, düşünceyle varlıkları etkileme yöntemini öğrenmişti. Sonunda ölüleri diriltecek ustalığa da erişti.
Günün birinde ormanda ölü bir kaplan gördü. Kaplan, zehirli bir yılanın yuvasının üstüne yatmış, yılan da o uyurken kaplanı sokup öldürmüştü. Yaşlı bilgin, kaplanın uykusunda öldürülmesini haksızlık sayıp onu diriltti. Kaplan kötü yürekli bir hayvandı. Dirilince yaşlı bilgine saldırmaya kalkıştı. Kendisini tatlı uykusundan uyandıran yaşlı adamı hemen cezalandıracağını söyledi.
Kaplanın bu davranışı adamı çok şaşırttı. Aralarındaki anlaşmazlığın çözümü için bir yargıca başvurmalarını önerdi. Kaplan buna razı oldu. Ormanda kendisinden daha güçlü bir yaratık yoktu nasılsa. Bu yüzden başvuracakları hangi hayvan olursa olsun, ondan korkar, yaşlı adamdan yana çıkmaya cesaret edemezdi.
Birlikte ormanda dolaşırlarken bir kurda rastladılar. Kurt çoktandır bu akıllı adamdan kurtulmanın yollarını arıyordu. Kaplanla yaşlı adamın arasındaki anlaşmazlığı kendisinin sonuca bağlayacağını öğrenince çok sevindi. Kaplanı haklı görüp adamı yemesine karar verdi. Yaşlı adam, kötü niyetli kurdun verdiği bu haksız kararı kabul etmedi.
Başka birini ararken karşılarına inek çıktı. Bu yumuşak huylu hayvan kötü niyetli olamazdı. Yaşlı adam onunla karşılaştıklarına sevindi. Ama sonuç yaşlı adamın düşündüğü gibi olmadı. Kaplanla birdenbire karşılaşan inek ne yapacağını şaşırdı. Korkudan adamın arkasına sığındı. Durumu açıklayınca korkusu geçti. Yaşlı adam için çok üzüldüğünü ama kaplanı haklı bulduğunu belirtti.
Yaşlı adam bu kez ineğin korkudan doğru karar veremediğini söyleyerek karşı çıktı. Davayı yan tutmayacak, doğru sözlü bir kuş diye bildiği akbabanın çözümlemesini istedi. Onlar leş yediklerinden, kaplandan da çekinmezlerdi.
Ama akbaba ikisini yan yana görünce kaplanın adamı öldürüp leşine kendisinin konabilmesi hesaplarını yapmaya başladı. Sonuçta kaplanın adamı yemesi kararını verdi. Yaşlı bilgin bu kararı da bencilce bulduğunu söyleyerek karşı çıktı. Bunun üstüne oyundan başka bir şey düşünmeyen şen şakrak maymuna gittiler.
Maymun bilgini görünce eline bir fırsat geçtiğini düşündü. Babası bir insanı düştüğü tuzaktan kurtarmış ama o insan hayvanı kafasına vurarak öldürmüştü. Maymun, babasının intikamını almak için, düşünmeden, adamın öldürülmesini istedi.
Yaşlı bilgin bütün umudunu yitirmişti. Sonunda Orman Tanrısı‘na başvurdular. Orman Tanrısı‘nın görevi hayvanlar arasında barışı sağlamaktı. Tanrı‘ya göre asıl bozguncu insandı. Hayvanları avlamak, ağaç kesmek, orman yangınları hep onların başının altından çıkıyor, ormanın düzenini altüst ediyorlardı. Bu yüzden o da yaşlı bilgini suçlu buldu.
Yaşlı bilginin artık güveneceği hiç kimse kalmamıştı. Kaplandan kendisine son bir fırsat vermesini diledi. Hayvanlar arasında dürüstlüğüyle bilinen tavşanın bu işe ne diyeceğini merak ediyordu. Kaplan, kendine güvendiğinden bu öneriyi de kabul etti. Yaşlı adamın ona buna başvuruşundan ayrı bir zevk alıyor, bol bol gülüp eğleniyordu. Sonunda yaşlı bilgini nasılsa midesine indireceğinden emindi.
Tavşan ikisine de kulaklarını dikip dikkatle dinledikten sonra şunları söyledi:
–Bu soruna doğru bir karar verebilmem için olayı olayın geçtiği yerde kendi gözlerimle görmem gerekir. Orada bir uygulama yapmalıyız.
Üçü birlikte yaşlı bilginin kaplanı dirilttiği yere gittiler. Tavşan kaplanı yılan deliğinin üstüne yatırdı. Yılan, hayvan kokusu alır almaz deliğinden çıkıp kaplanı soktu. Kaplan o anda zehirlenerek öldü.
Yaşlı bilgin, daha önce yaptığı gibi kaplanı diriltmek istediyse de tavşan izin vermedi. Kaplanın ölümü hak ettiğini söyledi.
Bundan sonra tavşan, uzun yıllar ormanda güven içinde yaşadı. Kaplanın kötülüklerinden kurtulan öteki hayvanlar da mutlu bir ömür sürdüler. Yaşlı bilgin de her zaman onların yardımına koştu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.