Günün Masalı: 23 Mayıs; Tilki İle Sincap

Sen sen ol zorda kalanla alay etme. Annelerin söylediği kulağınıza küpe olsun hep.  Bir zamanlar, ormandaki ağaçların birinde bir sevimli sincapla bir tilki yaşıyormuş. Tilki, ağacın kovuğuna sığınmış orda oturuyormuş…

Günün Masalı: 23 Mayıs; Tilki İle Sincap
Yayınlanma: Güncelleme: 234 okuma

Sen sen ol zorda kalanla alay etme. Annelerin söylediği kulağınıza küpe olsun hep.  Bir zamanlar, ormandaki ağaçların birinde bir sevimli sincapla bir tilki yaşıyormuş. Tilki, ağacın kovuğuna sığınmış orda oturuyormuş. Sincapsa ağacın yüksek dallarında oradan oraya atlayıp zıplayarak oynar dururmuş. 

Tilki, sincabin afacanlığına kızar, bu yüzden onunla tartışırmış. İkisi de yaşadıkları yerlerinin rahatlığı ve güzelliği konusunda birbirleriyle kavga edermiş. 

Bir gün fırtına çıkmış. Fırtına, sincabın yaşadığı ağacın dallarını koparırcasına sallıyor, birbirine katıyormuş. Sincap, dallara zorlukla tutunmaya çalışırken, bir yandan da yağan yağmur onu sırılsıklam ediyormuş. 

Şimşekler çakıp yıldırımlar düşmeye başlayınca da sincabın korkudan ödü patlamış. Ne yapacağını bilemiyor, soğukta tir tir titremekten başka bir şey yapamıyormuş. 

O sırada tilki, kovuğunda güven içinde oturuyor, sıcacık yuvasında keyif çatıyormuş. Bir yandan da sincabın durumuna bakıp onunla alay ediyormuş. 

İşte yüksek yerlerde yaşamak istemenin sonu bu. Fırtına seni ağacın dallarında savursun da gör. Şimşekler ödünü patlatsın, yıldırımlar kafana düşsün. O zaman orada rahat yaşamak nasılmış anlarsın. Başına gelenlere katlan katlanabilirsen şimdi. Benim gibi kovukta yaşasaydın ne fırtına ne şimşek ne yıldırımdan etkilenirdin. Benim gibi kovuğunda rahatça yaşayıp giderdin. Şimdi sen orda fırtınayla boğuşurken ben burada senin haline gülüyorum işte. Hangimizin yeri daha iyi, daha rahatmış anladın mı şimdi korkak sincap? 

Aradan bir süre geçtikten sonra fırtına kesilmiş. Sincap da bütün korku ve sıkıntısından kurtulmuş. Yeniden o dal senin, bu dal benim diyerek üstlerinde zıplayıp oynamaya başlamış. 

Tilki de kovuğuna çekilmiş keyif çatıyormuş. Tam bu sırada köpeğiyle birlikte, elinde tüfeğiyle çiftlik sahibi görünmez mi? Adam öfkeden kuduruyormuş. Hızlı hızlı yürüyor, bir yandan da söylenip duruyormuş: 

O tilkiyi bir elime geçirirsem, ben yapacağımı bilirim. Ona tavuklarımı yemenin ne demek olduğunu gösteririm

Köpek, ormanın içinde çevreyi koklaya koklaya gelip sincabın üstünde yaşadığı ağacın altında durmuş. Sincap köpeği görünce ondan hiç korkmamış. Çünkü köpekler onun olduğu yere tırmanamazmış. Köpeğin aradığı zaten o değil tilkiymiş. Köpek, kokusundan tilkiyi yattığı kovukta kıstırmış. Yakalanacağını anlayan tilki de kovuktan çıkıp ormanda koşmaya başlamış. Köpek de arkasından. Böylece tilki önde, köpek arkada ağaçların arasında bir kovalamacadır gidiyormuş. Adam tilkinin ardından öfkeyle bağırıyormuş: 

Tavuklarıma yaptıklarını şimdi sana ödeteceğim. Seni bir elime geçirirsem başına gelecekleri göreceksin

Adam bir yandan da silahını doğrultup tilkiye nişan alıyormuş. Tilki can korkusu ile bütün gücüyle kaçarken, sincap ağacın dalları arasından onu dikkatle izliyormuş. Ama sincap onun yaptığını yapmamış, bu duruma hiç gülmemiş. Çünkü az önce tilkinin kendisine yaptıklarını düşünüp ders almış da ondan. 

Sincap zorda kalan birisi ile alay etmenin yanlış bir davranış olduğunu anlamış. Bu yüzden tilkinin durumuna üzülmüş ama elden ne gelir, tilki başkalarıyla alay etmenin cezasını böylece ödemiş. 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.