Günün Masalı: 22 Şubat; Yalnız Erik Ağacı

Ben bilirim, ben bilirim. Ben çiçekleri resimlerden bilirim. Kelebekleri fotoğraflardan tanırım. Bahçede çiçek yetiştiremem, bahçem yok. Apartmanın bahçesine büyükler otomobillerini park etmeyi sever. Balkona annem çamaşır asar. Odam güneş almaz…

Günün Masalı: 22 Şubat; Yalnız Erik Ağacı
Yayınlanma: Güncelleme: 241 okuma

Ben bilirim, ben bilirim. Ben çiçekleri resimlerden bilirim. Kelebekleri fotoğraflardan tanırım. Bahçede çiçek yetiştiremem, bahçem yok. Apartmanın bahçesine büyükler otomobillerini park etmeyi sever. Balkona annem çamaşır asar. Odam güneş almaz. Çiçeksiz, çaresiz kalmak benim gibi çocuğa yakışmaz. Ben de bir kutu bulurum tenekeden, dibini delerim çiviyle, içine taş koyarım, toprak koyarım. Bir çekirdek dikerim. Bir erik çekirdeği. Sabah akşam sularım. Gün gelir yeşerir. Benim de bir ağacım olur. 

İşte terlikçiklerim bu anlatacağım masal bir erik çiçeğinin masalı. Bir bahçede bir erik ağacı varmış. Yapayalnızmış zavallı. Çiçek açarmış ama kimseler görmezmiş, erikler verirmiş misket gibi kimseler tatmazmış. Erik ağacı bir başına sıkıntıdan patlarmış. 

Günün birinde erik çiçeklerinden biri ağaca demiş ki: “Anne bana izin ver, sesimizi duyurayım dünyaya.” Erik ağacı gülmüş, “Hadi bakalım ne yapacaksın görelim küçüğüm,” demiş. Çiçekçik iki yaprağını iki kanat gibi açmış iki yana, havalanmış rüzgârla. Erik ağacı bir daha görmemiş çiçeğini ama hafta geçmemiş bahçeye çocuklar gelmiş. 

Peki ne olmuş dersin terlikçiğim, söyle biliyorsan? Bilmiyorsan dinle. 

Bizim çiçekçik bir kelebek gibi kapılıp gidince rüzgâra, çocuklar onu kelebek sanıp kovalamaya başlamışlar. Gele gele bahçeye gelince de erik ağacının güzelliğini görüp hayran olmuşlar. 

Böylece erik ağacı hiç yalnız kalmamış. 

Kelebekler ne demiş dersiniz bu işe? 

Gülmüşler mi, kızmışlar mı? Bir çoğunun haberi bile olmamış bu işten. Mavili, kırmızılı, sarılı öyle çok çeşit kelebek varmış ki… Ama kral kelebek duyunca biraz şaşmış, “Bu çocuklar hiç kelebek görmemişler mi?” diye söylenmiş. “İnsan çiçekle kelebeği ayıramaz mi hiç?” Sonra da kelebeklere haber salmış, “Erik ağacının bulunduğu yere gidin de insanlar gerçek kelebekleri görsün, tanısın. Çiçekleri kelebek sanmasın,” demiş. 

İşte o günden beri küçük tavuskelebeği, büyük tavuskelebeği, kırlangıç kelebeği, pembe kelebek, funda kelebeği, yeşil kelebek, sarı kelebek erik ağacının bulunduğu bahçeye, bahçenin yakınındaki çayırlara, vadilere uçmuşlar. Çevredeki renk renk kelebekleri görenler de bunu dünyaya duyurmuşlar. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar kelebekleri görmek için oraya gitmeye başlamışlar. 

İnsanların akın akın o bölgeye gelişi bizim küçük erik ağacını mutlu etmiş mi acaba? Bilemem. Bildiğim, artık hiç yalnız kalmamış erik ağacı. Çünkü yanına başka ağaçlar dikmişler hemen. Kelebekler beslensin diye. Meyveleri de çocuklar toplamış hep. 

Böyle işte terlikçiklerim. Yalnızlık insana güzel fikirler de verebilir. Benim aklıma bu masalı getiren sizin yalnızlığınız. Bütün gün yalnızsınız. Ama sakın başınızı alıp uzaklara gitmeyin. Uyuyun yatağın yanında güzel terlikçiklerim benim. Benim sizi ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz, değil mi? Benim okuldan gelişimi bekleyin. 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.