Günün Masalı: 13 Mayıs; Miyav İle Havhav

Miyav vardı, havhav vardı. Bu ikisi neden geçinmez diye pek çok masal vardı. Bu masallardan birini dinleyin, kedilerle köpekleri öğrenin.  Bir zamanlar bir ülkede yoksul bir delikanlı yaşardı. Bu delikanlının bir..

Günün Masalı: 13 Mayıs; Miyav İle Havhav
Yayınlanma: Güncelleme: 289 okuma

Miyav vardı, havhav vardı. Bu ikisi neden geçinmez diye pek çok masal vardı. Bu masallardan birini dinleyin, kedilerle köpekleri öğrenin.  Bir zamanlar bir ülkede yoksul bir delikanlı yaşardı. Bu delikanlının bir kedi ile köpekten başka hayvanı yoktu, köyün koyunlarına çobanlık yapardı.

Bir gün hayvanları otlatırken çayırda biri kara biri ak iki yılanın boğuştuğunu gördü. İri kara yılan, küçük beyaz yılanı öldürmek üzereydi. Delikanlı, beyaz yılana acıdı, sopasıyla ayırdı yılanları. Kara yılan akıp gitti. Beyaz yılan bir silkinip beyazlar giymiş bir delikanlı oluverdi. Çobana dedi ki: “Ben yılanlar padişahının oğluyum. Siyah yılan da cinler padişahı. Babama gidelim de beni kurtardığın için seni ödüllendirsin.” Çoban öyle şaşırdı ki, hiçbir söz çıkamadı ağzından… Delikanlı, çobana dedi ki: “Babamın verdiği altını, gümüşü alma, yalnızca yüzüğünü verirse al.” Sonra bir anda çobanı bir bilinmez ülkeye götürüp babasıyla tanıştırdı.

Çoban, kendisine sunulan altınları, elmasları geri çevirdi. Sonra verilen yüzüğü parmağına takıp evine gitti. Yüzüğün ne işe yaradığını önceleri pek anlamadı. Ama bir gün kırda acıkınca, yüksek sesle, “Ah bir çorba olsaydı,” deyiverdi. Bir anda yanına bir sofra kuruldu. Çoban sofranın yanında genç bir kız gördü. Bu kızla konuşunca, kızın bir peri kızı olduğunu öğrendi. Kızla evlendi. Dilekleri yerine getiren yüzükle zengin ve mutlu yaşamaya başladılar. Bir gün yaşlı bir kadın gelip evin hanımı ile konuşmak istedi. Peri kızı, yaşlı kadını saygıyla karşılayıp ağırladı. Yaşlı kadın, genç kadına kocasının eskiden köyün çobanı olduğunu söyledi. Nasıl böyle zengin olmuştu acaba? Peri kızı, insanların kötü niyetli olduklarını bilmiyordu. Ona yılanlar padişahının ve yüzüğün hikâyesini anlattı. Yaşlı kadın yüzüğü görmek isteyince de getirip eline veriverdi. Yaşlı kadın bir an- da bir cadı kılığına girdi. Yüzüğe, “Hemen peri kızı ile bu evi benim evime götür!” emrini verdi. Delikanlı eve dönünce evini ve karısını bulamadı. Ağladı sızladı, aradı taradı faydasız. Yeniden çobanlığa başladı.

Delikanlının kedisiyle köpeği ona yardım etmek için yollara düştüler. Dolaşa dolaşa cadının kaçırdığı peri kızına ve eski evlerine ulaştılar. Ama eve giremediler. Kedi avluda bir fare yakaladı. Ona, “Bu evde efendimin altın yüzüğü var. Onu bulup getirmezsem yerim seni,” dedi. Farecik canını kurtarmak için koştu evin içine, biraz sonra ağzında yüzükle çıkageldi. Kedi de yüzüğü ağzına alıp köpekle yola düştü. Köpek gece olunca biraz yatıp uyumak istedi. Kedininse içi içine sığmadığı için koşa koşa delikanlının yanıma döndü. Yüzüğü eline bıraktı.

Dekanlı, yüzüğü kendisine getirdiği için kediyi kucağına alıp sevdi. Köpeğin de ona olduğunu anlamadığı için köpeği hep evin dışarda bıraktı. Köpekler bu masalı başka türlü anlatırlar. Kedi geveze olduğu için her miyavlamada gümüş yüzüğü. Sonunda sahibine vermiş ama köpek cadı gelmesin diye kapının önünde beklemiş. Her neyse, çoban ermiş muradına. Havhav ile Miyav da mutlu yaşamış onunla. Birbiriyle geçinemez onlar deseler de, güzel hayvanlardır, kedi de köpek de…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.