Günün Masalı: 27 Ağustos; Bilmeceli Masal

Bir varmış, bir yokmuş, herkesin karnı tokmuş. Toklu denirmiş kuzuya, kuzular yayılırmış yazıya. Yazı yaban, bahar gelir şenlenir, kış gelir dinlenirmiş. Sözü dinlenen hem okuma bilirmiş hem yazı, hem de..

Günün Masalı: 27 Ağustos; Bilmeceli Masal
Yayınlanma: Güncelleme: 275 okuma

Bir varmış, bir yokmuş, herkesin karnı tokmuş. Toklu denirmiş kuzuya, kuzular yayılırmış yazıya. Yazı yaban, bahar gelir şenlenir, kış gelir dinlenirmiş. Sözü dinlenen hem okuma bilirmiş hem yazı, hem de çalgı çalarmış bazı bazı. Toplayıp ördeği kazı, bir pazara gidemedim, satıp harçlık edemedim. Ne zaman varsam pazara, uğrattılar nazara. Üç beş kuruş kazansam kazara, o da kızara bozara. Var yok harcandı borca harca. Harca harca bitiremedim on paramı, dinlemedim anamı gittim aldım bir hindi. O da çıkar gelir şimdi. Nerde var nerde yok mahallenin arsızları, anasının büyütemediği, babasının avutamadığı toplandı bizim bahçeye, seslendiler hindiye: “Kabaramazsın kel kaşmer, anan güzel sen esmer!” Hindi kızmadı, kabarmadı. Çocukları kovalamadı. Bu sefer mahallenin afacanları başladılar yeni bir ezgiye: “Bir babahindi, olaydı şimdi yenir miydi, yenmez miydi?” Bizim hindi şişkindi, ta ezelden pişkindi hiç de kulak asmadı bağrış çağrışa. Başladı yeni bir uğraşa. Olanca sesiyle dedi ki: “Ey mahalleli, bir bilmece sorarım size. Sanmayın bu muhallebi gibi bir solukta bilinir. Çiğnemeden yenilir. Bu bilmece çetin ceviz. Yanıt vereni dinleriz. Ancak doğru yanıt vermek zordur. Bu bilmece değil, ateştir, kordur.” 

Toplandı şehir ahalisi meydana, işte şimdi, sordu bilmecesini bizim babahindi: 

Bir zamanlar bir dağ köyünde yoksul ve kimsesiz bir delikanlı yaşardı. Ne anası vardı ne babası, ne sığırı sürüsü ne karısı. Varı yoğu bir balta bir nacak. Ya odun kesecek ya şifalı ot toplayacak. Bir gün bir gölgede bir nergis gördü. Koparmak istedi. El attı sapına, bir feryat koptu: “Aman beni koparma. Ne istersen yaparım. Bu gece kulübende yatarım.” Delikanlı şaştı. Çiçeği bıraktı. Gece kulübesine sarışın bir kız geldi, şarkı söyledi, masal söyledi, delikanlıyı eğledi. Ertesi gece güzel nergis kız külübeye gelince delikanlı sıraladı şarkıları. Delikanlı dedi ki haftanın sonunda, “Artık sensiz olamam, kimdir anan baban, söyle seninle evleneyim.” Kız da dedi ki: “Eğer beni yarın sabah tanırsan kırda koparırsın. Büyü bozulur hep burda kalırım.” Gün doğarken gitti nergis kız. Delikanlı çıktı kıra her yer nergis. Tanıdı kendi nergisini kopardı. Nergis, kıza dönüşüp hep delikanlının kulübesinde kaldı. 

Söyleyin nasıl tanıdı nergis kızı delikanlı? Bütün çiçeklerin boyu aynı, rengi aynı, kokusu aynı. 

Fısıldayayım kulağınıza da öğrenin. Doğanın sırlarını bilin. Gece çiy yağar kırda çiçeklerin üzerine. Nergis kız delikanlının yanındaydı bütün gece. Delikanlı üzerinde çiy olmayan çiçeği kopardı da erdi muradına. 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.