Miyavlar derler ki, gezmek isteyen delikanlar ailelerine ya eşya ya iş aramak için gittiklerini söylerlemiş. Miyavlar böyle yalanlara gerek duymazlarmış. Onlar “Miyav miyav biraz gezip gelirim, derlemiş. Haber vermeden gidilir..

Miyavlar derler ki, gezmek isteyen delikanlar ailelerine ya eşya ya iş aramak için gittiklerini söylerlemiş. Miyavlar böyle yalanlara gerek duymazlarmış. Onlar “Miyav miyav biraz gezip gelirim, derlemiş. Haber vermeden gidilir mi?
İşte Macar krallarından birinin üç oğlu da kendileri için güzel eşler aramak için çıkmışlar yola. Dolaşa dolaşa ulaştıkları ülkede yaşlı mı yaşlı bir ninenin evine misafir olmuşlar. Kadın bu delikanlıları dinlemiş. Sonra üç elma vermiş, “Bu elmaları su başında kesin,” demiş. “Yoksa pişman olursunuz” Bizim kral oğulları atlarını sürüp giderken biri çıkarmış cebinden almayı ‘Kesiereyim şunu.” demiş Ve kesmiş. Ne olmuş miyavlayabiliyor musunuz? Bir kız çıkmış elmadan. İncecik, güzel mi güzel bir kız. Demiş ki: “Su verin bana biraz su… Yoksa ağacıma dönerim.” Delikanlı matarasına elini atmış su yok. Çevrede su aramaya kalmamış. Kız çekip gitmiş. Bu olay ötekilere ders olsa ya… İkinci delikanlı şurada bir kuyu var deyip kesmiş elmayı. Bu elmadan çıkan kız su isteyince koşmuş kızı kucalayıp kuyuya. Ama kuyu kurumuş. Kız da ortadan kaybolmuş, Elmalarını boşa harcayan dekanlılar babalarının yanına dönüp onun önereceği kızlara evlenmeye karar vermişler. Üçüncü delikanlı bir su kenarı arayarak sürmüş atını. Gide gide ülkesinin sınırlarına yaklaşmış. Güzel bir pınar kenarına gelmiş. Elmayı kesmiş içinden çıkan kıza istediği suyu vermiş. Sonra elmadan çıkan peri kızının üstünde giyecek olarak pek bir şey olmadığını fark etmiş. ‘Sen beni burada bekle, ben saraydan sana uygun elbise getireyim,” demiş Peri kızı da kabul etmiş bu öneriyi. Ağaca çıkıp gizlenmiş. Delikanlı sarayına gidedursun, pınarın başına bir köylü kız gelimiş. Biraz çirkinceymiş Kovasını doldururken suya yansıyan güzel yüze şaşmış. Sonra başını kaldırıp görmüş peri kızını. Peri kızıyla arkadaş olup onu pınara atmayı başarmış. peri kızı bir balık olmuş. Kral oğlu geri geldiğinde köylü kızının peri kızı olduğuna inanamamış ama yapacak bir şey de yokmuş, Kız kral oğluna balığı da avlatmış. Sonra birlikte saraya gitmişler. Sahte peri kızı balığı pişirtip yemiş. Ama balığı temizleyen aşçı bahçeye balığın pullarını atmış. O saatte bahçede bir ağaç çıkıvermiş. Ama bu ağacı gören sante per kızı ağacın hemen kesilip yakılmasını istemiş. Sarayda çalışan yaşlı bir kadın ağacın parçalarından birini evde çömleğine kapak yapmak için götürmüş. Ve kadının evinde birden her şey güzelleşmiş. Ev pırıl pırıl temizleniyor, yeni örtüler örtüyor, tatlılar pişiyormuş. Kadın bir yere gizlenince çömlek kapağının bir peri kızına dönüştüğünü görmüş Peri kızı yaşlı kadının evini güzelleştiriyormuş. Kadın saraya dönünce kralın küçük oğlu olan delikanlıya anlatmış gördüklerini. Delikanlı, kadının evine gizlenmiş. Ve çömlek kapağından çıkan kızı yakalayarak gerçek eşine kavuşmuş. Sahte peri kızı ne mi olmuş? Miyav değil mi? Peri kızını görünce kaçıp gitmiş.
Miyav gibi miyav… Herkes mutlu. Siz de mutlu olun.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.