Yabancı Olmak

“Ben Federal Almanya’da doğdum. Anam-babam burda çalışıyorlar. Eve bitkin geliyorlar. Kimisi bana ‘Sen Almansın’ diyor. Kimisi ‘Sen bir Alman Türk’üsün’ diyor. Ben aslında neyim? Okulda bütün çocuklar Alman: Hans, Helga…..

Yabancı Olmak
Yayınlanma: Güncelleme: 116 okuma

Ben Federal Almanya’da doğdum. Anam-babam burda çalışıyorlar. Eve bitkin geliyorlar. Kimisi bana ‘Sen Almansın’ diyor. Kimisi ‘Sen bir Alman Türk’üsün’ diyor. Ben aslında neyim? Okulda bütün çocuklar Alman: Hans, Helga… Onlarla birlikte okuyoruz. Ama oyunlarına almıyorlar beni. Yüreğimde çok sevgi birikti. Arkadaşlarıma dağıtmak istedim. Ama onlar istemiyorlar. Babam, ‘İzinde Türkiye’ye gideceğiz, Türkiye bizim yurdumuz’ diyor. Düşlerimde Ayşe’yi, Emine’yi, Ali’yi kucaklıyorum. Birikmiş sevgimi onlara vermek istiyorum. Ninem bizi karşıladı. Bizi kucaklamak için kollarını açmıştı. Ben Almanya’daki gibi diz büküp onun elini sıktım. Oysa onun kırış kırış elleri hep öpülmüştü. Ninemin yüzü değişti. Sevinci uçtu. Bana Helga’nın gözleri ile baktı. Yine düşümde Ayşe’yi, Emine’yi ve Ali’yi kucakladım. Ama onlar bana uzaktan baktılar. Küçülmüş gibi oldum. Bana hor bakıyorlardı. Dillerimiz de oyunlarımız, davranışlarımız gibi birbirine yabancılaşmıştı. Türk arkadaşlarım bana ‘Alaman’ diye sesleniyorlardı. Pastamın yarısını onlara vermeyişim Ayşe’yi çok kızdırdı. ‘Yiyeceklerimizi bölüşmek bizde töredir. Sen de onlar gibi bencil olmuşsun’ dedi bana. ‘Sen bizim dilimizi konuşmuyorsun, sen bizden değilsin’. İyi ama ben nereliyim? Gülümseyen bir ülke söyle bana. Ekmeği bölüşmeyi öğrenmek istiyorum. Ağaçlardaki kuşlar, bilmezsiniz siz, ne demektir her yerde bir yabancı olmak.” 

Ne olduğu hakkında çok haklı olarak şüpheye düşen bu küçük kızın mektubu Türkçe bilmediği için Almanca olarak Almanya’da çıkan Anadil dergisine gönderilmiş ve orada Türkçe‘ye de çevrilerek Türkçe-Almanca iki dilde yayınlanmıştı. 

Değerli sütundaşım Mümtaz Soysal‘ın da geçenlerde burda “Kaybolmuş Kuşak” adlı yazısı ile değindiği sorunu, sanırım şu küçük kızın içten feryadı ciltlerce kitaptan daha iyi yansıtıyor. 

Küçük Türkân‘ın mektubuna ilk cevabı veren, insanlık milliyetten de önce geldiğine göre, bir insan oldu. 

Bakınız ne diyor 

Sevgili Türkân, 

Ben bilirim yabancı olmak nedir. On yaşında Türkiye’ye geldiğimde ben de günaydın demesini bile bilmeyen bir yabancı idim. Ana ve babamla senin yurdun da dokuz yıl kaldım. Aradan otuz yıl geçti. Bugün Almanya’da senin yurttaşlarınla karşılaşıp konuştuğumda, beni ilkin Türk sanırlar. Ta ki asıl adımı duyana kadar. Bununla övünürüm. Ama kendi yurttaşlarımla konuştuğum zaman da hiç birinin aklından beni Türk sanmak geçmez. Buna da hiç şaşmam. Türk ve Alman dostlarımla beraber olduğum zaman iki taraf da bana ‘sen bizdensin’ derler. Buna ise hepsinden çok sevinirim. Türkiye’yi ziyaretimde eski bir Türk arkadaşımın yaşlı anası ile karşılaşınca elbette eğilir elini öperim. Ama Almanya‘da kendi yaşlı teyzemin elini sıkar ve hafifçe eğilirim. Onun elini öpüp başıma koymak aklımdan geçmez. Türkiye’deki arkadaşların sana Alman diyorlarsa budalalık ediyorlar. Tıpkı Türk’sün diye seninle oynamak istemeyen Alman ço- cukları gibi. Ama kabahat ne Türk ne de Alman çocuklarında. 

Büyükler sizleri öyle koşullandırmışlar, büyükler her yerde birbirlerine benzerler. Ne yazık ki, çocuklar büyük olunca onlar da kendi çocuklarını bu minval üzere eğitirler. Bu böyle ulama gider. Ama sen kendi çocuklarını başka türlü eğiteceksin. Çünkü azınlık olmanın, oranın yerlisi olmaktan daha az değerli olmadığını iyi biliyorsun. Senin ve öbür Türk çocuklarının da böyle düşüneceğinizi umarım. Buna erişebilmek için ben vaktiyle nasıl iyi Türkçe öğrendimse, sen de şimdi elinde fırsat varken, iyi Almanca öğrenmeye bak. Ama öte yandan, kendi anadilini asla unutma. Sade unutmamak değil, onu çok ilerlet. Güç olmasına karşın bu olanağın da var. İki dili öyle bir öğren ki, ayırt edemesinler Türk müsün, Alman mı? İşte o zaman ne ve kim olduğunun bilincine varacaksın. Türk olduğunu ve sınırlar ötesinde de olsa, ulusunu kültürü ile birlikte saymasını öğreneceksin. 

İki kültür arasında yüzen bir balık olduğunu anlayacaksın. Yalnız iki dili öğrenmekle yetinme. Bu araçtan yararlanıp Türkiye’nin ve Almanya’nın tarihini, edebiyatını da öğren. O zaman insanların birbirlerini hor görmekle ne budalalık ettiklerini de daha iyi anlayacak, bunları bilince gülümseyip kolay kolay kırılıp gocunmayacak, artık sadece gülümseyip geçeceksin. Gözlerinden öperim. 

Bu satırların sahibini belki merak etmişsinizdir. Bir Türk çocuğuna bu mektubu çok sevdiği ve bir Türk kadar iyi kullandığı Türkçe ile değil de, Almanca olarak yazarken gönlünün sızladığını çok iyi tahmin ettiğim Cornelius Bischoff yazmış. İçten yazmış. Duyarak yazmış. Hamburg‘da oturan ve Türkiye ile Türklerle ilişkin her güncel konuda gönüllü bir avukatımız gibi sorunları yakından ilgi ile izleyen, Türklere yapılan en küçük haksızlıklarda, eşitsizliklerde hemen müdahale eden, mahalli makamlara, senatörlere, hatta bakanlara doğrudan doğruya uyarı mektupları yazan hakikî bir Türk dostu, hakikî insan Cornelius Bischoff... 

İçindeki birikmiş sıcak insan sevgisini nereye, kime vereceğini bilemeyen küçük Türkân‘a şimdi benim de bir sözüm olacak: Sen Türksün çocuğum. Adın Türkân olduğu için değil. Dilini konuşamasan da, her şeyden önce bu insanca duyarlılığın ve insan sevgisi dolu yüreğin ulusunu belli ediyor. Bak Türkân, senin yurdunda dokuz yıl kalan bir Alman dost seninle böyle senin kendi yurttaşlarından bile yakın bir özdeşleşmeye girebiliyorsa, emin ol bunda onun kişisel insanlık meziyetlerine ek olarak bizlerle uzun boylu övür olmuş olmasının da etkisi büyük. Almanya’da muhakkak ki özenilecek çok şeyler var. Ama bu gıllıgışsız dostluğu, bu sıcak insan sevgisini sen yine öz cevherinde, kalıtımında, dilini bile bilmediğin kendi ülkenin kaynağında bulacaksın. 

Bu açık mektubumu okusan da anlayamayacağın için sana sadeleştirip, Almanca’ya çevirip yollayacağım. Seni bu hale sokanlar utansın. 

12 Temmuz 1981 

Haldun Taner

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.