Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Gökyüzü Hala Mavi, Sana Rağmen” Sergisi

Hakan Cingöz’ün “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen” Sergisi Istanbul Concept

Hakan Cingöz’ün “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen” Sergisi Istanbul Concept Gallery’de Açılıyor

Sanatçı Hakan Cingöz, altı yıllık aranın ardından beşinci kişisel sergisi “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen” ile sanatseverlerle buluşuyor. 12 Eylül – 12 Ekim 2024 tarihleri arasında Istanbul Concept Gallery’de ziyaret edilebilecek sergi, bireyin varoluş mücadelesini, kimlik ve aidiyet kavramlarını, toplumsal hafızayı ve değişen yaşam koşullarını odağına alıyor.

Hakan Cingöz, yeni sergisinde birey ile toplum arasındaki karmaşık ilişkiyi resim sanatı üzerinden ele alıyor. Sanatçının gözlemci kimliğiyle şekillenen eserleri, insanın kendi gerçekliğiyle kurduğu bağı ve toplumsal dönüşümlerin bireysel yaşam üzerindeki etkilerini sorguluyor. “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen”, izleyiciyi umut ile umutsuzluk, sonsuzluk ile sınırlılık, hatırlama ile unutma arasındaki gerilimli alanda düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

Hakan Cingöz’den altı yıl sonra yeni kişisel sergi

1977 doğumlu sanatçı Hakan Cingöz, 2018 yılında gerçekleştirdiği “İnşa Edilir Bir Şehre Geldim” başlıklı kişisel sergisinin ardından altı yıllık bir aradan sonra yeni çalışmalarıyla izleyici karşısına çıkıyor.

Sanatçının beşinci kişisel sergisi olan “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen”, insanın bireysel varoluş mücadelesini toplumsal değişimlerle birlikte değerlendiriyor. Cingöz, eserlerinde kimlik, aidiyet ve toplum arasındaki bağları incelerken bireyin yaşadığı zorluklar karşısında geliştirdiği direnç biçimlerine de dikkat çekiyor.

Serginin temelinde, insanın kendisini ve çevresini anlamlandırma çabası bulunuyor. Sanatçı, bireysel deneyimlerin toplumsal olaylardan bağımsız düşünülemeyeceği fikrinden hareketle, kişisel olanla kolektif olan arasındaki ilişkiyi tuvaline taşıyor.

Sonsuzluk ve derinlik arasında bir sanat anlatısı

“Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen” sergisinde Hakan Cingöz, sonsuzluk ve derinlik kavramları arasında bir karşıtlık kuruyor. İzleyiciyi bu ikiliğin ortasında konumlandıran sanatçı, gökyüzünün insanda uyandırdığı sınırsızlık hissini sorguluyor.

Cingöz’e göre gökyüzünün sunduğu sonsuzluk duygusu bir yanılsamadan ibaret. Bu his, insanın karanlıkta kaybolduğunda yaşadığı çaresizlik ve sınırları algılayamama hâliyle benzerlik taşıyor. Sanatçı, bu çelişkili duyguları eserlerine aktararak bireyin kendi gerçekliğiyle, korkularıyla ve içinde bulunduğu koşullarla ilişkisini ele alıyor.

Resimlerde ortaya çıkan zıtlıklar, yalnızca görsel bir karşıtlık oluşturmakla kalmıyor; izleyiciyi insanın yaşam karşısındaki konumunu ve direnme gücünü yeniden düşünmeye çağırıyor.

Toplumsal hafıza, unutma ve duyarsızlaşma

Hakan Cingöz’ün sanat pratiğinde önemli bir yer tutan konulardan biri de toplumsal hafıza. Sanatçı, 2013 yılından bu yana Türkiye’de yaşanan politik ve toplumsal olayların kolektif hafıza üzerindeki etkilerini eserleri aracılığıyla inceliyor. Bu yaklaşım, geçmişte yaşananların bugünün toplumsal gerçekliğiyle nasıl ilişkilendiğine dair bir sorgulama alanı yaratıyor.

Cingöz’ün çalışmalarında öne çıkan temalardan biri, unutma refleksinin zamanla bir hayatta kalma içgüdüsüne dönüşmesi ve bunun beraberinde getirdiği duyarsızlaşma. Sanatçı, unutmanın birey ve toplum üzerindeki sonuçlarına dikkat çekerken hatırlamanın önemini de vurguluyor.

Sergi, geçmişin izlerinin bugünkü yaşam üzerindeki etkisini görünür kılmayı ve toplumsal belleğin canlı tutulmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Gökyüzü imgesi ise bu anlatıda hem unutmanın sonuçlarını hatırlatan hem de bireyin kendi gerçekliği içinde umudu arama çabasını temsil eden bir unsur olarak öne çıkıyor.

Gökyüzüne bakarak umudu yeniden aramak

Serginin başlığı olan “Gökyüzü Hâlâ Mavi, Sana Rağmen”, yaşanan zorluklara ve toplumsal dönüşümlere karşın umudun varlığını sürdürmesine işaret ediyor. Hakan Cingöz, izleyicinin dikkatini gökyüzüne yönelterek insanın kendi gerçekliği içinde umut arama yolculuğunu paylaşmayı hedefliyor.

Eserlerdeki zıtlıklar ve paralellikler, bireysel deneyimlerle toplumsal hafıza arasında bağ kuruyor. Sanatçı, bir yandan unutm