İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, genç oyun yazarlarını desteklemek ve henüz sahnelenmemiş tiyatro metinlerini seyirciyle buluşturmak amacıyla düzenlediği Muhsin Ertuğrul Okumaları programını yeni sezonda da sürdürüyor. Programın yeni konuğu, Mahir Bektaş’ın kaleme aldığı “Yıldız Sarayı Tiyatrosu” olacak.
Genç yazarların eserlerini profesyonel tiyatro ortamında görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara seyirciden doğrudan geri bildirim alma olanağı sunmayı amaçlayan program kapsamında gerçekleştirilecek oyun okuması, 2 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde düzenlenecek.
18-35 yaş arasındaki genç oyun yazarlarına alan açan Muhsin Ertuğrul Okumaları, tiyatro metinlerinin sahneyle buluşmadan önce farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Bu sezon programda yer alacak “Yıldız Sarayı Tiyatrosu” ise tarihsel atmosferi, sansür ve korku temaları, kültürel karşılaşmaları ve mizahi anlatımıyla dikkat çekiyor.
Muhsin Ertuğrul Okumaları genç oyun yazarlarını destekliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sürdürülen Muhsin Ertuğrul Okumaları, genç oyun yazarlarının henüz sahnelenmemiş metinlerini tiyatroseverlerle buluşturmayı hedefliyor. Program, 18-35 yaş aralığındaki yazarların eserlerini görünür kılarken tiyatro metinlerinin gelişimine katkı sağlayacak bir değerlendirme ortamı oluşturuyor.
Okuma tiyatrosu buluşmaları, bir oyunun tamamlanmış bir sahne prodüksiyonuna dönüşmeden önce oyuncuların sesinden ve seyircinin karşısında değerlendirilmesine imkân tanıyor. Böylece yazarlar, metinlerinin nasıl karşılandığını gözlemleyebiliyor ve farklı yorumlardan hareketle eserleri üzerine yeniden düşünebiliyor.
Programın temel amaçlarından biri, genç yazarlarla tiyatro seyircisi arasında doğrudan bir iletişim alanı oluşturmak. Bu yaklaşım, yeni oyun metinlerinin geliştirilmesine ve çağdaş tiyatro yazarlığının desteklenmesine katkı sunuyor.
“Yıldız Sarayı Tiyatrosu” 1889 yılının İstanbul’una götürüyor
Mahir Bektaş’ın kaleme aldığı “Yıldız Sarayı Tiyatrosu”, izleyiciyi 1889 yılına, II. Abdülhamid döneminin İstanbul’una götürüyor. Oyunun merkezinde, dönemin siyasi atmosferi ve hafiye korkusunun gölgesinde yükselen Yıldız Sarayı Tiyatrosu bulunuyor.
Gösterişli saray yapısının perde arkasında ise isimleri tarihe geçmeyen iki sıradan emekçi yer alıyor: Anadolu’dan İstanbul’a gelen muhafazakâr taş ustası Ağırnaslı Ali ve kentin kozmopolit kültürel yapısını temsil eden Ermeni dekoratör Samatyalı Bedros.
Birbirinden farklı dünyalara sahip bu iki karakter, gecenin bir yarısı tiyatroya gönderiliyor. Kendilerine iletilen “sahnede bir eksik var” emri üzerine işe koyulan Ali ve Bedros, duvarların bile kulaklarının olduğu bir ortamda hem birbirleriyle hem de ne olduğu bilinmeyen eksikle uğraşmaya başlıyor.
Oyunun ilerleyen bölümlerinde tesadüfen bulunan, Dolmabahçe Tiyatrosu’ndan kalma eski bir kostüm sandığı olayların yönünü değiştiriyor. Sandığın içinden çıkan yasaklı Macbeth tercümesi, iki karakteri beklenmedik bir karşılaşmanın ve geri dönülmesi güç bir gecenin içine sürüklüyor.
Tarih, sansür ve yasaklı kelimeler aynı sahnede buluşuyor
“Yıldız Sarayı Tiyatrosu”, tarihsel bir dönemi anlatırken yalnızca saray çevresindeki gelişmelere odaklanmıyor. Oyunun merkezinde, korkunun ve sansürün insanların davranışlarını, iletişim biçimlerini ve kullandıkları dili nasıl etkilediği sorusu yer alıyor.
Ali ve Bedros’un farklı kültürel geçmişleri, karakterler arasındaki çatışmanın temelini oluşturuyor. Bir yanda Anadolu’dan gelen muhafazakâr taş ustası Ali, diğer yanda İstanbul’un çok kültürlü yaşamını temsil eden dekoratör Bedros bulunuyor. İki karakterin karşılaşması, dönemin toplumsal yapısına ve farklı dünyaların bir arada yaşama deneyimine ilişkin bir anlatı alanı açıyor.
Oyunda bulunan yasaklı Macbeth tercümesi ise hikâyeye yeni bir katman ekliyor. William Shakespeare’in evrensel trajedisinin çağrıştırdığı iktidar, korku, hırs ve insan doğası gibi temalar, Osmanlı İstanbul’unda geçen hikâyeyle yan yana geliyor.
Mahir Bektaş, tarihsel atmosferi politik ve mizahi bir anlatımla bir araya getirerek geçmişin isimsiz emekçilerini sahnenin merkezine taşıyor.
Mahir Bektaş: “Tarihi isimsiz figürleri üzerinden anlatılmamış bir anlatıya dönüştürmeyi hedefledim”
Oyunun yazarı Mahir Bektaş, “Yıldız Sarayı Tiyatrosu”nun çıkış noktasını tarihin isimsiz figürleri üzerinden yeni bir anlatı oluşturma düşüncesiyle açıklıyor.
Bektaş, oyunun yalnızca bir dönem hikâyesi olmadığını; sansürün, korkunun ve yasaklı kelimelerin bireyin dilini nasıl şekillendirdiğini araştıran bir metin olarak tasarlandığını belirtiyor.
Yazar, Ali ve Bedros’un kültürel çatışmasını Macbeth’in evreniyle bir araya getirerek evrensel trajediyi mizahla buluşturmayı amaçladığını ifade ediyor. Bu yaklaşım, oyunun tarihsel anlatısını yalnızca geçmişte yaşanan olaylarla sınırlamıyor; dil, ifade özgürlüğü, toplumsal baskı ve bireyin kendini ifade etme biçimi gibi konulara da uzanıyor.
Bektaş, başvurusuyla metnin disiplinlerarası potansiyelini profesyonel bir sahneleme süreciyle buluşturmayı ve tiyatro literatürüne politik-mizahi bir anlatım kazandırmayı hedeflediğini dile getiriyor.
Oyunun moderatörü ve oyuncuları belli oldu
Muhsin Ertuğrul Okumaları kapsamında gerçekleştirilecek “Yıldız Sarayı Tiyatrosu” oyun okumasında moderatörlüğü Onur Demircan üstlenecek.
Metin, oyuncular Melih Tuma ve Yusuf Akçay tarafından seslendirilecek. Okuma tiyatrosu formatındaki buluşma, oyunun karakterlerini ve diyaloglarını seyirciyle buluştururken metnin farklı yönlerinin değerlendirilmesine de olanak sağlayacak.
Oyuncuların yorumuyla hayat bulacak Ali ve Bedros karakterlerinin karşılaşması, oyunun tarihsel ve kültürel arka planını sahne üzerinde görünür kılacak.
Mahir Bektaş kimdir?
Mahir Bektaş, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatik Yazarlık Bölümü son sınıf öğrencisidir. Akademik eğitimi süresince senaryo yazımı ve dramatik anlatı alanlarında çeşitli eğitim programlarına katılmıştır.
Bektaş, Sadri Alışık Kültür Merkezi, Prospektus 2 ve “İzmir Yazıyorum” gibi senaryo stüdyolarını tamamlamıştır. Profesyonel sahne deneyimine ise Gestus Tiyatro bünyesinde sergilenen “Orijinal Günahlar” ve “Etik Nedir” oyunlarında sahne amirliği ve müzik direktörlüğü görevlerini üstlenerek başlamıştır.
Halen dramatik yazarlık, sinematografik anlatı ve müzik disiplinlerini bir araya getiren projeler üzerinde çalışmaktadır. “Yıldız Sarayı Tiyatrosu” da yazarın tarih, tiyatro, müzik ve farklı anlatım biçimlerini bir araya getiren çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.
“Yıldız Sarayı Tiyatrosu” ne zaman ve nerede?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Muhsin Ertuğrul Okumaları programında yer alan Mahir Bektaş imzalı “Yıldız Sarayı Tiyatrosu”nun oyun okumasına ilişkin bilgiler şöyle:
- Tarih: 2 Kasım 2026 Pazartesi
- Saat: 20.00
- Mekân: Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesi
- Program: Muhsin Ertuğrul Okumaları
- Oyun: Yıldız Sarayı Tiyatrosu
- Yazar: Mahir Bektaş
- Moderatör: Onur Demircan
- Oyuncular: Melih Tuma, Yusuf Akçay
Genç tiyatro yazarları için yeni metinlere alan açılıyor
Muhsin Ertuğrul Okumaları, genç oyun yazarlarının eserlerini seyirciyle buluşturmanın yanı sıra yeni tiyatro metinlerinin gelişimine katkı sağlayan bir platform olma özelliği taşıyor. Henüz sahnelenmemiş oyunların profesyonel oyuncular tarafından okunması, yazarların eserlerini farklı bir ortamda değerlendirmesine fırsat veriyor.
Mahir Bektaş’ın “Yıldız Sarayı Tiyatrosu” adlı oyunu da tarihsel bir dönemi, kültürel karşılaşmaları, sansürü ve ifade özgürlüğünü mizahla harmanlayan anlatımıyla programın yeni buluşmasında tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Oyun okuması, 2 Kasım’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde gerçekleştirilecek.
