Direnişçi Heykeltraşımız İlhan Koman

İlhan Koman bundan 39 yıl önce, 30 Aralık 1986’da, İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşama veda etmişti. Sadece büyük bir sanatçı değil, aynı zamanda sosyalist düşüncelere sahip insan hakları ve özgürlüklerin savunucusuydu…

Direnişçi Heykeltraşımız İlhan Koman
Yayınlanma: Güncelleme: 88 okuma
İlhan Koman bundan 39 yıl önce, 30 Aralık 1986’da, İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşama veda etmişti.
Sadece büyük bir sanatçı değil, aynı zamanda sosyalist düşüncelere sahip insan hakları ve özgürlüklerin savunucusuydu.
1921 Edirne’de doğan İlhan Koman, 1945 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra 1947-50 arasında Fransa’da Académie Julian ve l’Ecole du Louvre’da yarattığı eserleri Paris’te sergilemiş, daha sonra İstanbul’a dönerek 1958’e kadar İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde başarılı olmuş.
Daha sonra 1967’den itibaren İsveç’e yerleşerek Stockholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu’nda heykeltraş yetiştirmeye başladı.
Stockholm’de 1965 yılında M/S Hulda adlı 1905 yapımı, iki direkli bir yelkenli satın almıştı, ölümüne kadar bu tekneyi ev ve atölye olarak kullanmıştı.
1969’da İsveç’te Sundsvall’de yaptığı bir alan düzenlemesi, 1970’te Oerebro Belediye Sarayı’nın önüne geçmek üzere birincilik ödülleri kazanmıştı.
Çoğunluğu Stokholm’da olmak üzere 20 şehrin sokak ve meydanlarında Koman’ın heykelleri bulunuyor.
Stockholm’da Mimarlık Yüksek Okulu’nda başlayan “Leonardo’ya Selam” heykeli ile İstanbul’daki Akdeniz Heykeli kendisinin en beğenilen eserlerindendir.

1971 CUNTASİ’NA DİRENİŞTE İLHAN KOMAN’LA BİRLİKTELİĞİMİZ

İlhan Koman’la 12 Mart 1971 darbesinden sonra Stockholm’de tanışmıştık ve aramızda büyük bir dostluk vardı. O dönemde askeri cuntaya karşı direniş fiilen katılmıştı. 
Koman, İsveç’te artık hayatta olmayan gazeteci dostlarımız Güneş Karabuda, Barbro Karabuda ve Arslan Mengüç’le birlikte Türkiye Komitesi’nin örgütlüde yer almışlardı.
İsveç’te kaldığımız günlerde tanıdıklarımız ve çok seviştiğimiz İlhan Koman bize kaynaktan soğuk damga yapma tekniğini öğretmiş, bu sayede Avrupa pasaportları üzerinde resim değişikliği yaparak Türkiye’de başı dertte bir çok arkadaşın yurt dışına çıkabilmesine yardımcı olmuştuk.
Türkiye’de Sarp Kuray’ın da dahil olduğu genç deniz subayları davası sanıklarından bir kısmı o günlerde İsveç’e iltica etmişti. Hem deniz tutkusundan, hem de isyancı kuruluşundan dolayı Koman bu genç arkadaşlara sonuna kadar çıkmış, tüm dertlerine bakım olmaya çalışmıştı.
Sürgündeki bu genç deniz subayları Ayhan adındaki arkadaşlarının hayatları kazanmak için gemilerden biri açık denizde seyrederken kaybolmuştu. Nedeni öğrenildi, siyasi bir komplonun kurbanı da olabilir.
İhan Koman, 17 Haziran 1921’de Edirne’de doğdu. Babası doktorluk ve çiftçilikle uğraşan Fuat Bey, annesi Sevinç Leman Hanım’dır.
Baba tarafı Mohaç Savaşı’ndan sonra Konya’dan Balkanlar’a yerleştirilmiş Türk köylülerindendi. Çocukluğu Edirne’nin Kaleiçi semtinde geçti. Edirne Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1941’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girdi. Hocalarının tavsiyesi üzerine bir yıl sonra heykel bölümüne geçti, Rudolf Belling’in öğrencisi olarak 1945’te bu okulu bitirdi. 1947’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak Neşet Günal, Refik Eren ve Sadi Öziş’le birlikte devlet bursu ile Paris’e gönderildi. 1947-50 arasında Fransa’da Academie Julian ve l’Ecole du Louvre’da çalışmalar yaptı.
Yurda döndükten sonra İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde mecburi hizmetine başladı. 1958’e kadar burada görev yaptı. 1952’de Anıtkabir Heykel Yarışması’nda “Şeref Holü’ne çıkan merdivenlerin sağındaki kabartma kompozisyonu” birinciliğini kazandı.
1952–1954 yılları arasında bu proje kapsamında gerçekleştirdiği ‘Sakarya Meydan Muharebesi’ konulu rölyefleri Paris’te görüp etkilendiği Mezopotamya ve Mısır rölyeflerinden izler taşımaktadır. 1959’da İsveç’e yerleşti. 1965 yılında M/S Hulda adlı 1905 yapımı, iki direkli bir yelkenliyi satın alarak içinde yaşamak ve çalışmak üzere restore ettirdi 1986’da ölümüne kadar bu tekneyi ev ve atölye olarak kullandı.
Akdeniz-İlhan Koman
Bir çok önemli bienal ve sergilerin yanında, 1956, 1962 ve 1979 yıllarında Venedik Bienali, 1957’de Soa Paolo Bienali, 1966 yılında 5. Tahran Bienali, 1961 yılında Paris, Rodin Müzesinde gerçekleştirilen 2. Uluslararası Çağdaş Heykel Sergisine katıldı ve aynı zamanda hem Türkiye’de hem de İsveç’te bir çok kamusal sanat çalışmalarına bulundu.
1986 yılında 65 yaşında İsveç’te vefat eden Koman, Türk heykelinde, orta kuşağın, kalıplaşmış formu parçalamakta ve yeni arayışlara yönelmekte etkili olan üyeleri arasında önemli bir yere sahiptir.
Çoğunluğu Stokholm’da olmak üzere 20 şehrin sokak ve meydanlarında Koman’ın heykelleri bulunur. Stokholm’da Mimarlık Yüksek Okulu önünde “Leonardo’ya Selam” heykeli sanatçının beğenilen eserlerindendir. Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürlüğü binasının önünde bulunan “Akdeniz Heykeli” ve Anıtkabirde Şeref holüne çıkan merdivenlerin sağındaki Sakarya Meydan Muharebesi konulu rölyefleri sanatçının Türkiye’de bulunan çalışmalarından en bilinenidir.
Koman, Sedat Simavi Ödül Töreni’ndeki konuşmasında Akdeniz’i şöyle anlatıyor:
“İnsanın kucaklaşması, sevgisi anlatılırken Akdeniz aklıma geldi. Akdeniz büyüktü, bizden bir denizdi. Kucak açmayı bu adla anlatmak istedim. Sevgiyi ve kucaklaşmayı anlatırken bir kadının bütünlüğünden yararlanmak istedim.”
Akdeniz bugün, Yapı Kredi Kültür Sanat binasının üçüncü katından Galatasaray Meydanı’na, İstiklal Caddesi’ne ve İstanbul’a bakıyor.
14 Aralık 1973’te şöyle yazmıştım:
“Ey reis, koca reis,
“Hafta başı Paris’te Karabuda’ları için selamını arttırdılar. Acını da… Demek istediğim faşist baskının girdabında, Deniz’ler, Yusuf’lar, Hüseyin’ler gibi, bir başka devrimcimizi de başka denizlerde kaybolmak üzereydi. Korkuyordun, reis. Ama bir umut, belki de bir gün çıkagelir bir yerden.”
Koman mektubumu şu şekilde yanıtlıyordu:
“Ayhan’ın kaybı hazmedemedi reis.Umutsuz kaybetti, üç dakikadan fazla yaşamaz insanoğlu bu sularda kardeş… Memleketin hali ve onunla ilgili bütün hadiselerde daha umutlu değilim gemim. 
“Bir sözümona demokrasiye dönüş, bir sonucu genel seçim zokasına düşürdüler hem milleti hem akvamı düveli. Asılan asılmış, kesilen kesilmiş, binlerce vatandaş hapishanelere tıkılmış ve sonra da dere düz tepeye gidilmiş, soğuk sular içilmiş bir hal var evliya… 
“Yine girdik kış uykusuna.Biliyorum soğuk devredeyiz. 
“Almanya’daki son bazı hadiseler de bunun delili olsa gerek… Ne yazık ki ki birbirimizden uzaklardayız ve ben koltuğumdaki karpuzu taşırken dahi tökezleniyorum. İhtiyarlık olsa gerek, yalnızlık da elbette.”
İlhan Koman sağlık sorunlarına rağmen 13 yıl daha direndi ve ömrünün sonuna kadar yol açtı.
İnci de, ben de kendisini özlem ve sevgiyle anıyoruz.
Doğan Özgüden

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.