İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen İstanbul Çerkes Buluşması, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Müze Gazhane’de gerçekleşecek. İstanbul Çerkes Buluşması‘nda müzik, dans, söyleşiler, film gösterimleri, atölyeler ve Çerkes mutfağından lezzetlerin yer aldığı etkinlik, hem İstanbul’daki Çerkes toplumunu hem de kültüre ilgi duyan herkesi bir araya getirecek.
KAFKAS EZGİLERİ VE GELENEKSEL ÇERKES DÜĞÜNÜ SAHNE ALACAK
İki gün boyunca Müze Gazhane’nin ana sahnesinde Kafkas müziği ve dansları İstanbul Çerkes Buluşması kapsamında izleyicilerle buluşacak. Her gün beş farklı topluluk, geleneksel ezgiler ve dansları sergileyecek. Etkinliğin en renkli bölümlerinden biri ise İstanbul Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde düzenlenen geleneksel Çerkes düğünü (CEUG) olacak. Katılımcılar, bu özel ritim ve eğlence geleneğini yakından deneyimleme fırsatı bulacak.
KÜLTÜREL SÖYLEŞİLER VE SİNEMA GÖSTERİMLERİ
Etkinlikte akademisyenler, araştırmacılar, yazarlar ve sanatçılar bir araya gelerek kimlik, aidiyet, kültürel hafıza, Xabze, müzik, dans ve edebiyat gibi konuları farklı perspektiflerle ele alacak. Kuşaklar arası ilişkiler ve güncel Çerkes kimliği üzerine gerçekleşecek söyleşiler, katılımcılara derinlemesine bir kültürel bakış sunacak.
Ayrıca, göç, hafıza ve gündelik yaşam temalarını işleyen film ve belgeseller de ziyaretçilerle buluşacak. Bu yapımlar, Çerkeslerin tarihine ve bugününe sinema aracılığıyla ışık tutacak.
ATÖLYELER, KİTAPLAR VE ÇERKES MUTFAĞI
İstanbul Çerkes Buluşması, her yaştan katılımcıya yönelik atölyelerle de zenginleşiyor. Geleneksel el sanatları, kıyafet yapımı, yemek pişirme ve kültürel uygulamalar üzerine düzenlenen atölyelerde ziyaretçiler hem öğrenip hem de üretme şansı yakalayacak.
Etkinlikte Çerkes ve Kafkas kültürü üzerine yayın yapan yayınevleri kitaplarıyla yer alırken, yazarlar imza günlerinde okurlarıyla buluşacak. Sivil toplum kuruluşları ve üreticiler de stantlarında çalışmalarını tanıtacak. İki gün boyunca Çerkes mutfağının sevilen tatları ziyaretçilere sunulacak.
İstanbul Çerkes Buluşması’nın ayrıntılı programı ve güncel bilgiler İBB Kültür’ün sosyal medya hesaplarından takip edilebilir. Bu etkinlik, İstanbul’da yaşayan Çerkeslerin kültürel mirasını yaşatmak ve geniş kitlelere tanıtmak adına önemli bir fırsat olarak öne çıkıyor.
1864’TE RUS İMPARATORLUĞU’NUN YAPTIĞI ÇERKES SÜRGÜNÜ
Çerkes Sürgünü, 19. yüzyılın ortalarında, özellikle 1864 yılında Rus İmparatorluğu’nun Kuzey Kafkasya‘daki Çerkes halkına yönelik gerçekleştirdiği zorunlu göç ve soykırım sürecidir. Bu olay, Çerkeslerin anayurtları olan Kuzey Kafkasya‘dan Osmanlı topraklarına zorla sürülmesini ve bu süreçte yaşanan büyük insanlık dramını ifade eder.
TARİHSEL ARKA PLAN
Çerkesler, yüzyıllar boyunca Kuzey Kafkasya bölgesinde yaşayan, kendine özgü dili, kültürü ve sosyal yapısı olan bir halktır. 19. yüzyılda Rus İmparatorluğu, Kafkasya‘yı tamamen kontrol altına almak amacıyla uzun süren savaşlar başlatmıştır. Bu savaşlar, Çerkesler ve diğer Kafkas halklarının direnişiyle karşılaşmış, ancak 1864 yılında Rus ordusu bölgeyi ele geçirerek Çerkeslerin büyük bir kısmını zorunlu göçe tabi tutmuştur.
SÜRGÜN VE SOYKIRIM
Yaklaşık 2 milyon Çerkes, anayurtlarından çıkarılarak Osmanlı topraklarına sürülmüştür. Bu sürgün sırasında binlerce insan açlık, hastalık, zor koşullar ve saldırılar nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Tarihçiler, bu süreci soykırım olarak tanımlamakta, çünkü sadece göç değil, aynı zamanda kitlesel katliamlar, işkenceler ve toplu tecavüzler de yaşanmıştır.
SONUÇLARI VE ETKİLERİ
Çerkes Sürgünü, Çerkes halkının demografik yapısını köklü biçimde değiştirmiş, kültürel ve sosyal yaşamlarını derinden etkilemiştir. Sürgün sonrası Çerkesler, Osmanlı topraklarında yeni yerleşim yerleri kurmuş, ancak sürgünün yarattığı sarsıntı ve kayıplar kuşaklar boyu devam etmiştir. Bugün Çerkes diasporası, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yaşamaktadır ve sürgünün anısı, kimliklerinin önemli bir parçası olarak korunmaktadır.
KÜLTÜREL VE TARİHSEL ÖNEMİ
Çerkes Sürgünü, sadece Çerkesler için değil, insanlık tarihi açısından da önemli bir trajedidir. Bu olay, soykırım, zorunlu göç ve kültürel yok oluşun örneklerinden biri olarak kabul edilir. Çerkesler, bu tarihsel acıyı unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak için çeşitli anma etkinlikleri düzenlemekte, kültürel miraslarını yaşatmaya devam etmektedi
