Muğla / Milas / Bafalı Serçin ailesinin Agora Pansiyon ve Lokantasına çift Michelin Ödülü layık görüldü. Milas/Bafalılar olarak bu günlerde oldukça gururuyuz çünkü Bafa Gölü kıyısından Beşparmak Dağları’na uzanan yamaçta..

Muğla / Milas / Bafalı Serçin ailesinin Agora Pansiyon ve Lokantasına çift Michelin Ödülü layık görüldü.
Milas/Bafalılar olarak bu günlerde oldukça gururuyuz çünkü Bafa Gölü kıyısından Beşparmak Dağları’na uzanan yamaçta tarih ve doğanın kucaklaştığı KAPIKIRI köyünde yıllardır kalitelerinden ve doğallıklarından ödün vermeden çalışan Agora Pansiyon’un sahibi ve işletmecisi Özgün Serçin ve Orhan Serçin dünyanın en prestijli gurme ödülü olan Michelin Ödülü’nü kazandılar.
İstanbul’da Four season Oteli’nde düzenlenen törende Michelin Rehberi müfettişleri tarafından yeni keşfedilen restoranlar arasında 2’sine Michelin Yıldızı, 8’ine Bib Gourmand ve 6’sına Michelin Yeşil Yıldız verildi.
Bafa Agora Restoran iki ödül birden kazanma onur ve gururunu yaşadı. Agora’ya verilen ödülller:
Ne olduğunu gelin Michelin’in internet sayfasından okuyalım:
“Yeşil Yıldız, her yıl yenilenen bir ödüldür. Sürdürülebilir gastronomiye yönelik cesur, duyarlı ve son derece kararlı yaklaşımları nedeniyle kendilerini farklı kılan restoranları vurgular. Temelinde eko-sorumluluk olan bir yemek deneyimi sunan bu mekanlar, sadece lezzetli değil aynı zamanda duyarlı alternatif bir gastronomi vizyonu tasarlayan gerçek birer rol model konumundadır.” (1)
1.Bib Gourmand Ödülü ise fiyat ve kalite dengesinin tutarlılığına verilen bir ödül. (2)
Bafa Gölü ve Beşparmak Dağları tanınmaya başlayınca pansiyonlar, lokantalar açılmaya başlandı. Bunlardan biri de otuz sekiz yıl önce Serçin ailesinin kurduğu Agora Pansiyon ve Restoranı oldu.
Önce Orhan Serçin ve eşi Özgün Serçin ve daha sonra oğulları Mithat ve Oktay aile işletmesine sarıldılar.

Aile bu işi profesyonel biçimde yapmaya çalıştı. Hani pekçok yerde gördüğümüz gözleme, köfte ekmek gibi her yerde bulunan yemeklerle geçiştirmediler. Bölgenin olanaklarını, otunu, zeytinini, balığını, etini değerlendirmeye çalıştılar. Sanat okulları, zeytin bahçeleri etkinlikleri (3) ile lokanta, kültür, sanat ve doğa etkinliklerini bileştirdiler.
Burada başka yerlerde bulamayacağınız bölge yemeklerini bulabiliyorsunuz. Serçinler, Bafa’nın ünlü yılan balığının fümesini, Milas’ın ünlü yemeği vekil harcını, Beşparmak ve Ilbıra Dağları’nın sunduğu türlü çeşitli otları, baharatları bu mekanda birleştirdiler. İster et, ister balık, ister ot, ister meyve ye… Et oburlar, ot oburlar, vejerteryanlar, veganlar beğenerek yiyecekleri içecekleri yemeği bulabiliyorlar.
Et balık her yerde her zaman bulursunuz da şimdi ebegümeci zamanı. Ege’nin ot yemeklerini duyanlara Ebegümeci kavurması ve yoğurt yemeye Agora’ya uğramalarını öneririm. “Doktorların ilacı ebegümeci” diye türküsü de var. Börülce zamanı da benim en sevdiğim, börülce kavurmasına buyurun. Onun da var türküsü: “Bahçelerde börülce /oynar gelin görümce”… İnsanı kışkırtan kıvrak türküler…
Ama şaka bir yana, Serçinlerin orası sakindir. Kitaplıkta bol kitap vardır. Vur patlasın /çal oynasın, gürültü olmaz. O tür eğlence arayanlara Agora’yı önermem. Çok rica ederseniz beeelki yerel ozanımız Mehmet Akgün’ü çağırıp “Beşparmak’tan inmem ben/gümüşlü de mavzerimi vermem ben” gibi yerel türkülerden ufak bir konser ayarlar.
Ödülün asıl kahramanı kuşkusuz Serçin ailesinin annesi Özgün Serçin’dir. Okullarda lüks lokantalarda yetişmiş binlerce ustayı geçip doruğa çıktı. Yıllardır verdiği emeğin, becerinin, yemek/gurme sanatının otuz sekiz yıl sonra Dünyaca kabul edilmiş olan gurme uzmanlarınca onaylanması ne güzel, övgüye değer. Ödül töreninde kısa, öz konuştu:
“Sürdürülebilirliğin, ailemizde farkında olmadan nesillerdir aktarılan bir öğreti olduğunu fark ettim. Küçük bir köyde doğup, büyüdüm ve geleneksel yöntemlerle mevsiminde tarım yapmayı, bu ürünlerden geleneksel tariflerle yemek yapmayı annemden öğrendim. Mutfağımda ata tohumuyla yetiştirdiğimiz sebzeler ve yerel çiftçilerden ürünler kullanıyorum. Plastik kullanmadan, çevre dostu bir mutfak oluşturmanın sürdürülebilirlik için öneminin farkıdayım.”

Kuşkusuz lokantacılık bir ekip işi. Baba Orhan Serçin’in inatla kaliteden vazgeçmemesi, bu işi layıkıyla yapmadaki ısrarı, oğulları Mithat ve Oktay’ın da anne babalarının izinden gitmeleri Serçinlerin aile işletmesini doruğa tırmandırdı.
Biz Bafalılar da bu başarıdan onur ve gurur duyduk.
Serçin ailesini kutluyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz.
Abdullah Gürgün
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.