İşte Boğaziçi‘nin en mükemmel noktalarından birinde olan Yusuf Ziya Paşa Köşkü‘nün (Perili Köşk) öyküsü… Rivayete göre; Yusuf Ziya Paşa, kendinden oldukça genç ve çok güzel bir kıza âşık olur. Kızla..

İşte Boğaziçi‘nin en mükemmel noktalarından birinde olan Yusuf Ziya Paşa Köşkü‘nün (Perili Köşk) öyküsü…
Rivayete göre; Yusuf Ziya Paşa, kendinden oldukça genç ve çok güzel bir kıza âşık olur.
Kızla evlenmek için yanıp sönen tutuşan paşa tüm servetini onun ayaklarına sermeye hazırdır, ama kız bir türlü yanaşmaz bu evliliğe. Yaptıracağı köşkle özellikleri gönlünü kazanacağına inanan paşa nihai amacına ulaşır.
Söylentilere göre çok kıskanç bir kişiliğe sahip olan
Yusuf Ziya Paşa, güzel eşini kimsenin uzaktan bile görmesine katlanmamaktadır.
Bu nedenle Paşa’nın en büyük iradesinin hem eşinin güzelliğine yakışan hem de onu yabancı gözlerden uzak tutmak bir köşk yaptırmaktır.
Nihayet Paşa kızla evlenir. Ancak paşanın işi hiç de kolay değil; çünkü güzelliğe dillere destan olan şekle büyüye kapılan pek çok genç, yolda onun peşinde koşturmaya, köşkün önünden devam etmek için iç geçirmeye devam ediyorlar. Bu nedenle köşkün adı da içinde “peri kadar güzel bir kız” yaşadığı için kısa bir süre içinde Perili Köşk’e çıkar.
Genç ve güzel eşini çok kıskanan ve yönetmekten korkan Yusuf Ziya, sonunda genç eşini, kimse görmen diye Rumelihisarı’nda yaptırdığı bu köşkün, üst kattaki kuleye kapatılır ve onun başkalarıyla görüşmesini engellemek için de inşaatı tamamlamaz, merdivenlerini bile yaptırmaz kuleli köşkün.
1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın ortaya çıkması ve Osmanlı İmparatorluğunun da savaşın başlaması nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere alınır. Yusuf Ziya Paşa’nın iki yolculuğunun savaşıyla birlikte ekonomik sıkıntılar da başlar. Hem kalifiye işçinin bulunamaması hem de işlerinin bölümleri nedeniyle yapının yapısı bir şekilde tamamlanamaz.
İflasın sınırındaki paşa, bir yandan bütün bu aksiliklerle uğraşırken bir yandan da çılgınca sevdiği ve kıskandığı genç eşini korumak için büyük çaba harcar. Sonunda onu da yanına alarak İstanbul’u ve köşkü terk edip Mısır’a yerleşir.
Fakat esneklik halinde gelen aşkın acıları Mısır’da da dinmek bilmez ve servetini kaybeden paşayı, İstanbul’a dönüş aşkıyla yanıp sönen tutuşan eşi terk eder. Sonunda çektiği sıkıntı ve acılara dayanamayan Paşa 1926 yılında öldü.
Öldükten sonra bile uğruna çıldırdığı kadından vazgeçen paşa mezar taşının, genç karısını hapsettiği kulenin taşlarından sergilediği vasiyet eder.
Paşanın bu vasiyeti gereği, köşkün cihannüması yani eşini sakladığı seyir kulesinin insanları sökülür ve Mısır’a götürülür.
Bu taşlarla Nil Nehri’ni en güzel açıdan gören bir yerde Yusuf Ziya Paşa’nın mezarı yapılır.
Uzun yıllar yarım süren zamanlar boyunca meydan okuyan ve neredeyse yüz yıl sonra üretilen Perili Köşkün yenileme çalışmaları sırasında ilginç gelişmeler yaşanır.
Köşkün buradaki gerçek hikayesi unutulur ve peri kadar güzel bir kız yüzünden Perili Köşk dendiği belleklerden silinir.
Bunun yerine Yusuf Ziya’nın ruhunun, bazı geceler köşkü ziyaret ettiği ve yerleştirildiği ya da Rapunzel misali köşkün kulesine kapatılan genç ve güzel hayalet hayaletinin halihazırda köşkte olduğu, özellikle kulede gezindiği yöndeki söylentilerin kulaktan çalındığı bildirildi.
Perili Köşk 1990’lı yıllarda yıkılıp yeniden duyulurken söylentiler bitmez.
İnşaatta çalışmak için taşınırlar, köşkte bulunan paşanın karısına ait aynaya baktıklarında, eski elbiseler içinde genç bir kadın hayaleti gördüklerini iddia ederler
.Her gelen yeni işçi grubu ayrılır ve kaçar..
Uzun bir süre çalıştırabilen kimse bulunamaz..
Mısır ve Türkiye’de bulunan 40’ı aşkın varisten satın alınan Perili Köşk’ün yeniden yapımı, 1995-2000 yıllarında mimar Hakan Kıran tarafından başlatıldı.
Perili Köşk, Anıtlar Kurulu’nun kararıyla aslına uygun şekilde yeniden yapılmak üzere yıkılır
Bu sırada kaya zeminin altında toprakla doldurulmuş 3 kata rastlanır. O zaman dışarıdan 6 kat olarak görülen bina yine kuruluş düzeniyle, ilk hali esas alınıp dokuz kat olarak yeniden planlanır.
Beş yıl süren yenileme çalışmaları sonunda 2002 yılında Perili Köşkü 25 yıllık kiralayan Borusan Holding binasının görünümüne kavuşturulur.
Borusan koleksiyonunda bulunan sanat eserleri Perili Köşk’e taşındı.
Hafta içi holdingin ofis evi olan köşk, hafta sonları ise müze olarak hizmet veriyor.
Eğer sizin yolunuz Rumelihisarı ya da Emirgan sınırlarına düşerse bu gizemli ve gizemli binayı mutlaka ziyaret edin.
Şimdilerde köşkte periler yok, ama birbirinden güzel çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir müze var.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.