Edebiyat Dünyasının “Şems’in Kadın Hali” olarak betimlediği Funda Özyurt, Şiir Serüvenine Yeni Bir Boyut Kazandırmaya devam ediyor… 2018 yılında şiir dünyasında yenilikçi ve interaktif bir kapı aralayan En El Aşk..

Edebiyat Dünyasının “Şems’in Kadın Hali” olarak betimlediği Funda Özyurt, Şiir Serüvenine Yeni Bir Boyut Kazandırmaya devam ediyor…
2018 yılında şiir dünyasında yenilikçi ve interaktif bir kapı aralayan En El Aşk serisi, sekizinci yılında dördüncü kitabı “En El Aşk: Şurimşinem” ile okurlarıyla buluşuyor. Klasik şiir anlayışının ötesine geçerek şiiri edilgen bir metin olmaktan çıkarıp canlı bir deneyim alanına dönüştüren şair Funda Özyurt, bu yeni halkayla gönül coğrafyasının en derin ve vefalı durağını okura sunuyor.

Yayımlandığı günden itibaren okurla şair arasında özgün bir bağ kuran En El Aşk, ilk kitabıyla elde ettiği iki baskılık başarının ardından, sekiz yıla yayılan yolculuğunda 4.000’den fazla okura ulaşarak dijital ve modern çağda şiirin etkileyici gücünü bir kez daha kanıtladı.
Edebiyat çevrelerince sezgisel derinliği, tutkulu kalemi ve felsefi/tasavvufi aurası sebebiyle “Şems’in Kadın Hali” olarak adlandırılan Funda Özyurt; eserlerinde Türk edebiyatına kazandırdığı “RAĞMENCİ” ve “SONRASIZLIK” kavramlarıyla da dikkat çekiyor.
Kendisini de bir “Rağmenci” olarak tanımlayan şair, hayatın tüm dirençlerine, imkânsızlıklarına ve zorluklarına “rağmen” üretmenin, sevmenin ve var olmanın felsefesini şiirlerine işliyor. “Sonrasızlık” kavramı ise anın sonsuzluğunu ve zamandan azade kılınmış hislerin ölümsüzlüğünü simgeliyor.
Serinin dördüncü kitabı olan En El Aşk: Şurimşinem, adını Lazca’da “canımın içi” anlamına gelen ve insan hayatında belki de yalnızca en özel hislerle ithaf edilebilecek derin bir kelimeden alıyor. Şair, bu özel eseri annesine adarken, kitabı yalnızca kişisel bir hatıra olmaktan çıkararak tüm okurların ortak hafızasına hitap eden evrensel bir bağa dönüştürüyor.
Şairin ifadeleriyle: “Her kitap aynı gökyüzünün başka bir mevsimi, aynı yüreğin başka bir susuşu oldu.”
Dördüncü kitap Şurimşinem, bu gökyüzünün en kişisel, en derin ve en vefalı mevsimini anlatıyor. 2018’den bugüne uzanan bu yolculuk; şiirin değişen dünyada hâlâ insan kalbine dokunabildiğini, bir kelimenin binlerce kalpte farklı bir yankıya dönüşebildiğini gösteriyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.