Türkiye’nin dört bir yanında binlerce mum ışığı eşliğinde sunduğu çok duyulu konser deneyimiyle izleyicileri farklı müzik ve performanslarla buluşturan Candela Concert, Ekim ayında da Beyoğlu Sahne’de birbirinden özel sanatçıları ve..

Türkiye’nin dört bir yanında binlerce mum ışığı eşliğinde sunduğu çok duyulu konser deneyimiyle izleyicileri farklı müzik ve performanslarla buluşturan Candela Concert, Ekim ayında da Beyoğlu Sahne’de birbirinden özel sanatçıları ve sahne performanslarını bir araya getiriyor. 4 Ekim’de Anna Miadzvedzeva & Aerial Dance ile başlayacak programda; 11 Ekim’de Fırat Akarcalı & Aerial Dance, 12 Ekim’de Peter Theremin, 18 Ekim’de Dengin Ceyhan’ın Chopin gecesi ve 25 Ekim’de Anjelika Akbar’ın piyano resitali yer alıyor. Candela Concert’in estireceği rüzgâr, durgun geçen sanatsal ortamın bir nebze de olsa canlanmasına neden olacaktır. Müzikseverlerin dinleti zamanlarını iple çekeceklerini biliyoruz.
Klasik müzik eserlerini binlerce mum ışığıyla aydınlatılmış özel sahne kurgusuyla buluşturan Candela Concert, sonbahar akşamlarını müzik ve performansla geçirmek isteyenleri Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde ağırlıyor. Farklı müzik türlerini, sahne gösterilerini ve görsel anlatımı birleştiren bu özel konsept, ekim ayı boyunca hazırladığı özel programlarla müziğin sınırlarını aşan sıra dışı performansları aynı sahnede buluşturuyor.

Mum ışığıyla aydınlatılan sahnede; yer çekimine meydan okuyan aerial dance performanslarından dokunulmadan çalınan theremin ezgilerine, Chopin gecesinden büyüleyici piyano resitallerine uzanan çok duyulu bir deneyim, sanatseverleri unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.
Candela Concert Ekim programı, 4 Ekim’de keman virtüözü Anna Miadzvedzeva’nın büyüleyici keman resitali ve nefes kesen aerial dans performansı ile başlayacak. “Candela: Unforgettable Melodies” başlıklı bu özel açılış gecesinde; Miadzvedzeva’nın yayından dökülen unutulmaz melodiler, sahnede yükselen hava dansının estetiğiyle harmanlanacak. Mum ışıklarıyla aydınlatılan mistik atmosferde müzik ile yer çekimine meydan okuyan hareketin senkronu, izleyicilere klasik konserin ötesinde çok duyulu bir görsel şölen yaşatacak.
Programın ikinci hava dansı buluşması ise 11 Ekim’de piyanist ve besteci Fırat Akarcalı ile gerçekleşecek. Senfonik düzenlemeleri, film-sahne müzikleri ve usta piyano icrasıyla tanınan Fırat Akarcalı, “Rock & Pop Ballads Essentials” gecesinde müzikseverleri zamansız bir yolculuğa çıkaracak. Kuşakları etkileyen kült rock ve pop baladları; Akarcalı’nın dinamik piyano yorumu ve eşlik eden aerial dans sanatçılarının akrobatik zarafetiyle Beyoğlu Sahne’de yeniden hayat bulacak.
12 Ekim akşamı Beyoğlu Sahne, müzik tarihinin en gizemli enstrümanlarından birinin yankılarına sahne olacak. Enstrümanın mucidi Lev Sergeyevich Termen’in torunu ve geleneğin dünyadaki en önemli temsilcilerinden Peter Theremin, “A Journey Through the Theremin” başlıklı performansıyla dinleyicilerle buluşacak.

Sanatçının havada süzülen el hareketleriyle tek bir temas dahi olmadan hayat bulan theremin melodileri, binlerce mumun gölgesinde adeta hipnotik ve sıra dışı bir atmosfer yaratacak.
18 Ekim’de piyanist Dengin Ceyhan, “A Night with Chopin” programı kapsamında sahneyi devralacak. Piyano edebiyatının melankolik ve lirik dehası Frédéric Chopin’in ölümsüz besteleri, Ceyhan’ın güçlü ve incelikli yorumuyla hayat bulacak. Mum alevlerinin yarattığı romantik atmosfer, bestecinin zarif dünyasını klasik salon kalıplarının dışına çıkararak samimi ve duygu dolu bir dinleti ortamına dönüştürecek.
Ekim ayının son buluşmasında sahne alacak Anjelika Akbar, piyano başındaki icrasıyla Beyoğlu Sahne’nin tarihi dokusunu müzikle buluşturacak. Kendine has müzikal vizyonunu piyano tuşlarına aktaran sanatçı, zengin repertuvarıyla dinleyicilere klasik konser kalıplarının ötesinde bir deneyim vadediyor. Mum ışığının eşlik ettiği gecede Akbar’ın sergileyeceği performans, Candela Concert’ın ekim ayı seçkisinin en özel duraklarından biri olarak programı noktalayacak.
Beyoğlu Sahne, İstanbul’un tarihi dokusunu çağdaş sanatla harmanlayan, Sistine Şapeli‘nden esinlenen freskleri ve özgün mimarisiyle dikkat çeken çok amaçlı bir performans ve etkinlik mekânıdır. Bir dönem fırın olarak kullanılan tarihi Mario Cantoni Binası içerisinde yer alan mekân, güçlü akustiğiyle özellikle son dönemde önemli projelere ve seçkin dinletilere ev sahipliği yapmaktadır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.