Anne ve baba boşandığında, gerçekten sadece birbirlerinden mi ayrılırlar? Peki ya o ayrılığın ortasında kalan çocuklar… ve onların sessizce izlediği, anlamaya çalıştığı dünya? “Küllerimden Doğdum”, anne ve çocuk arasındaki kopmaz..

Anne ve baba boşandığında, gerçekten sadece birbirlerinden mi ayrılırlar?
Peki ya o ayrılığın ortasında kalan çocuklar… ve onların sessizce izlediği, anlamaya çalıştığı dünya?
“Küllerimden Doğdum”, anne ve çocuk arasındaki kopmaz bağı, evliliğin yıkıntıları altında ezilmemeye çalışan bir annenin gözünden anlatıyor.
Bu hikâye; evladı için manipülatif, narsist kişilik bozukluğu taşıyan eşlerekatlanan ama sonunda hayatı kendi elleriyle yeniden kurmayı seçen kadınların hikâyesi.
Bir annenin sessiz çığlığı, bir çocuğun gözlerindeki kırılgan umut…
Ve tüm bunların ortasında filizlenen yeniden doğuş, “Küllerimden Doğdum”un kalbinde yer alıyor.
Roman, görünmeyen yaralara dokunuyor.
Toplumun “ailesini korumak için susan” kadınıyla yüzleştiriyor okuru.
Ancak bu kez sessiz kalmıyor:
Yazar Gökçen Uyanık, kendi benliğini, anneliğini ve kadını olma kimliğini yeniden inşa eden bir karakter aracılığıyla kadın dayanıklılığını ve çocuğuna duyulan koşulsuz sevgiyi anlatıyor. Kitap, anne-çocuk bağını, bir kadının kendi karanlığından çıkarken nasıl ışık bulduğunu, umudu ve yeniden başlama cesaretini yalın ama sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor.
Gökçen Uyanık, kadınların yaşadığı psikolojik baskıları, görünmeyen aile travmalarını ve anne-çocuk ilişkisini derin bir içgörüyle ele alan bir yazardır.
Gerçek hayattan esinlenen “Küllerimden Doğdum”, Uyanık’ın kaleminde, toplumun unuttuğu kadınlara ve onların sessiz kahramanlıklarına bir saygı duruşudur.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.