Var ne yazık ki Önce sinsi sinsi sonra aleni Sindirenler içine ülkesine ihaneti, Unuturlar halkı, milleti, emekçiyi; Şerefsizledir beyni Aklı, fikri ve kalbi, Mevcuttur böylesi; Ülkemizde kendini ve kalemini Ağalara,..
Var ne yazık ki
Önce sinsi sinsi sonra aleni
Sindirenler içine ülkesine ihaneti,
Unuturlar halkı, milleti, emekçiyi;
Şerefsizledir beyni
Aklı, fikri ve kalbi,
Mevcuttur böylesi;
Ülkemizde kendini ve kalemini
Ağalara, patronlara, tefecilere
Ve emperyalistlere satan
Ya da kiralatan
Aydın müsveddeleri
Ve devrimcilik dönekleri!
Milletinin ulusal edep
Ahlak ve kültürüne
Duyarsızlaşıp düşmanlaşan
Bu sözde aydın tipleri
Kapitalizmin ve emperyalizmin;
Kanlarına, iliklerine kadar
Her yönden denetimi
Ve esareti altındaki
Kukla işbirlikçileri;
İyi oynarlar her devrin
Ve devranın adamı rollerini,
Onlar bukalemun karakterli
Ki her ne kadar yüzlerini
Örtse de bir insan maskesi.
Artarak çoğalsa da;
Emperyalizme, patronlara
Hizmetlerinin karşılığında
Aldıkları paraları, servetleri
Ki saklasalar da kendilerini
Ele verir onları bir bir ihanetleri,
İyi bilirler her şerri ve hileleri,
Çeneleri laf üretir her konuda
Yalan dolanla, kara propagandayla.
Ve bir elleri yağlarda, ballarda
Köylerde, kasabalarda
Bir elleri de zevkte, sefada
Şehirlerde, hovardalıklarda
Akılları fikirleri de her yerde
Malda, mülkte ve servette özellikle!
Vatan, millet, halk, emekçiler;
Yanıp yanıp kavrulsalar
Umurlarında olmaz bile
Yeter ki dokunulmasın kendilerine,
Onlar için evrenin merkezi
Kendileridir kendileri.
Mustafa Kemal Atatürk;
Böylesi aydın müsveddeleri için de
Yedi Ocak bin dokuz yüz yirmi beşte:
“Bilerek veya bilmeyerek
Yabancı kaynakların ilhamına
Kapılanlar vardır,
Bunlar fikirleriyle
Kalemleriyle, sözleriyle
Toplumsal birliğimizi
Zaafa düşürebilecek
Faaliyette bulunuyorlar” demişti.
—
Oysa esasen, aydın;
Sorgulama ve eleştiri fikrini
Yerinde ve yeterince değerlendirmeyi
Bilimsellikle yaparak her tür bilgiyi
Hayatın gerçekleriyle teraziden geçiren
Ve açıklayandır bütünüyle hakikatleri.
Çarpıklıklara, yanlışlıklara itiraz etmeli
Ve düzeltilmesi için mücadele etmeli.
Emperyalistlerin;
Ülkemiz ve milletimiz üzerindeki
Niyetleri ile hedeflerini
Bıkmadan, usanmadan, halkımıza
Anlatmalı, göstermeli, izah etmeli
Ve vatan, millet ile insani
Sorumluluğu yüksek hisli
Ve halk yürekli fikir üreticisi
Olmalıdır daimî.
Yaşadığı milletinde, vatanında;
Ulusal ve toplumsal haksızlıklara
Olan bütün yanlışlıklara
Karşı çıkarak savaş veren
İlerici fikirler geliştiren
Ve bu mücadelelerin önde gideni
Ki içinde doğduğu toplumunun
İyi eğitimli ve kültürlü
Ve toplumsal yükümlülükle
Öncü bilgesidir bilgesi!
Aydın;
Halkın, milletin, ulusun, yurdun
İşçinin, emekçinin, köylünün
Esnafın, zanaatkârın, sanatın
Sanatçının, öğrencinin, öğretmenin
Doğrunun, hakkın, adaletin
Ve milli olan her şeyin
Bilimsellik ve akıl aydınlığıyla
Gerçeklerin en doğru bilgilerini
Yolu ve yordamını göstereni
Kalemi, sesi ve temsilcisidir temsilcisi!
Düzeni, doğayı ve hatta dünyayı
Daha bir güzelleştirebilmeyi
Amaçlayan mücadeleci
Ve öncülük eden
Kültürel elçisidir elçisi!
Sömürünün olamayacağı
İnsanların hürce, eşitçe
Adilce ve olabildiğince esenlikte
Çağımıza yakışır bir medeniyette
Eğitimli ve kültürlü toplumlar
Oluşturula bilinmesidir istikameti!
Egoistçe kullanmaz yüreğini, aklını, fikrini
Bencillik yapmadan, kendini düşündüğü gibi
İnsanları ve toplumu da düşünen kişidir kişi,
Temsil de eder mazlumları, mağdurları, ezginleri
Yanlarında yer alarak olur kimsesizlerin kimsesi
Ve onların adeta birer sesidir sesi!
Aydın olmanın şartı da değildir elbette ki
Kişilerin akademik unvanı ya da kariyeri!
Ki her aydın, ancak erişebildiği
İnsanlar üzerinde etkilidir etkili!
—
Etkiledi insanlık tarihini
Gerçek aydınların hizmetleri;
Türk tarihi de öyle idi
Yeni Osmanlılara
Ve Jön Türklere gelindi,
Yirmi üç Aralık
Bin sekiz yüz yetmiş altı’ da
Birinci Meşrutiyet,
Yirmi üç Temmuz
Bin dokuz yüz sekiz’ de
İkinci Meşrutiyet
Ve Yirmi üç Nisan
Bin dokuz yüz yirmi’ de
Mustafa Kemal Atatürk ile
Milletimizin egemenliği
Milli Hâkimiyeti
Ve Cumhuriyetimizi
Fiilen açılarak başlatan
Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Yirmi dokuz Ekim
Bin dokuz yüz yirmi üçte
Mustafa Kemal Atatürk’ün
Resmi olarak Cumhuriyetimizi
İlan etmesi ve sonrası devrimleri
Ve Yirmi yedi Mayıs
Bin dokuz yüz altmış
Devrimci atılım dönemi;
Aydınlanmacılığı savunan
Bilimsellikler ile akıl yürüten
Halkçı, toplumcu ve devrimci
Aydınlarımızın etkindi rolleri!
Aydınlar, aydınlanmanın getirdiği;
İlmi fikirler ile tabiatı, insanları
Ve toplumları yenilemeyi, geliştirmeyi
Hürriyet ve eşitlik içinde kardeşliği
Hak, hukuk, adaletle insani idealleri
Emeğin ve aklın kudretini
Emekçiden yana sistem ve düzeni
Herkese anlatarak, yazarak iletmeyi
Ve bu amaçta mücadele vermeyi
Kendilerine vazife edinen, eğitici
Öğretici ve yönlendiricidir yönlendirici
Gerçek aydınlarımızın hizmetleri!
—
Ancak az da olsa görülmüştür aksi
İncelersek yakın Türk tarihimizi;
Üç Kasım bin sekiz yüz otuz dokuz
Tanzimat Fermanı dönemindeki
Milliliklerini yitiren
Aydın müsveddeleri gibi
Ve halen mevcuttur böyleleri,
Kökünü-kömecini, tarihini
Milli künye ve kültürlerini
Unutmayı ve uzaklaşmayı
Yaratmaktır öncelikleri,
Özünü, kıymetlerini
Hor ve aşağı görmeyi
Alışkanlık edinmeyi,
Halkından, milletinden
Ve kıymetlerinden
Hakaretlere eren
Nefret duyarak vazgeçen
Aydın müsveddelerinin
Tercihleri odur ki
Baş tacı etmektir
Emperyalist devletleri
Ve kültürlerini!
Bir aydın müsveddesinde;
Yaşadığı ülkeyi ve milletini
Küçümsemenin hisleri
Kendi özünden ittiği gibi
Getirmektedir de
Emperyalistlerle işbirlikçiliği
Umarak da onlardan kendine
Takdir ve taltif verilmesini!
Bu aydın müsveddeleri;
İnsanlık tarihi sürecinde
Hâkim sınıfın hizmetinde
Varlıklıların ziyafetlerinde
Nemalanabilmek istemiyle
Hep olmuşlar bir gayret içinde!
Ağalık ve patronluk düzenine
Hâkim burjuva zümresine
Kapitalistlere, emperyalistlere
Oyuncak olmayı, kuklalık
Ve piyonluk etmeyi
Yakıştırırlar kendilerine!
Amerikan emperyalizmi;
Kurabilmek emelli
Yurdumuzda hâkimiyetini;
Kullanarak ülkemizdeki
Kendine biat edenleri
İlerici patentli müsveddeleri,
Liberalizmi, Osmanlıcılığı
İslamcıyız diyenleri
Ve yeni orta çağcı fikirlileri;
On iki Eylül bin dokuz yüz seksen
Amerikancı faşist darbesinden beri
Ve sonrasında, yetiştirdiği
Turgut Özal’ı sürerek öne en ileri;
Türkiye Cumhuriyeti’ni
Ve milli olan bütün özelliklerimizi
Ulusal bilincimizi yok etmeyi
Özgürlükçülük ve demokrasi adına
Bertaraf etmek istemektedir sinsi sinsi!
Ve düşleyerek kalemizi içten fethetmeyi;
Orta çağı yeniden dirilterek yeni gibi
Kültür zenginliği deyip bir sos sürdükleri
Kavmiyetçi, dinci, mezhepçi cemaatleri
Tarikatları ve farklı etnik kökleri
Kışkırtarak amaçlıyor bizi bölmeyi!
Ama kazanamayacak emperyalizm
Çünkü Çoban Yıldızı göklerimizi
Aklımızı, fikrimizi, yüreğimizi
Aydınlatıyor bir pusula gibi!
Yırtsa da bir yerlerini aydın müsveddeleri!
İzzettin ÖZGİBAR Temmuz 1989 Ankara