“Sabotaj” Neyi Sabote Ediyor?

1 Mart Pazar günü Güney İsveç’te Malmö’de SABOTAJ isimli bir oyun izledik. İki kişilik oyun Malmö’nün en güzel yerlerinden Halk Parkı (Folkets Park) içindeki kültür merkezi Moriska Paviljongen salonunda sahneye..

“Sabotaj” Neyi Sabote Ediyor?
Yayınlanma: Güncelleme: 182 okuma

1 Mart Pazar günü Güney İsveç’te Malmö’de SABOTAJ isimli bir oyun izledik.

İki kişilik oyun Malmö’nün en güzel yerlerinden Halk Parkı (Folkets Park) içindeki kültür merkezi Moriska Paviljongen salonunda sahneye kondu. Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak  “stand up” türü bir oyun sahnelediler.

hamza-natoya-hayir

Önderliğini Hamza Yalçın’ın yaptığı Solidaritets Rörelsen (Dayanışma Hareketi) derneği  girişimiyle İskandinavya’ya gelen ikili Göteborg, Kopenhag ve Malmö’de gösteri yaptılar.

Hamza Yalçın

Dayanışma Hareketi’nin çalışkan, özverili üyelerini kutlarım.

Devrimci mücadelesinde 50. Yılını dolduran, İsveç’e geldiğinden beri de emperyalizme, NATO’ya, AB ve ABD’ye karşı mücadele eden, Türkiye’deki devrimci harekete katkı için elinden geleni yapan Hamza Yalçın’ı da kutluyor, mücadelesinde nice başarılı elli yıllar diliyorum. (1)

SAMİMİ GİRİŞ

Bu tür gösterilerde oyuncular doğrudan izleyicilerle iletişim kuruyor, daha çok ayakta mikrofonla kendi yazdıkları olayları, anıları, şakaları, gözlemlerini, taşlamalarını ve iğnelemelerini gülmece biçeminde sunuyorlar.

Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak önce sahneye çıkıp izleyicilere hal hatır sorarak onlarla samimiyet kurdular. “Merhaba, nasılsınız, iyi misiniz? Nasıl iyi olacaksınız bu soğukta, biz de kendimizi İsveçli gibi hissettik. Güneş çıkınca açılıyoruz; sonra kapanıyoruz…”

Ben daha baştan, böyle izleyiciye çocuklarla konuşur tarzda  yaklaşılmasından azıcık rahatsızlık duydum, “dakika bir gol bir” hesabı.

ETNİK AYRILIK

Oyunun ortaya çıkışını anlattılar. Her iki oyuncu da tek kişilik oyun hazırlamaktansa ikisini birleştirip zenginleştirerek iki kişilik oyun haline getirmeyi yeğlemişler. Bence iyi de olmuş çünkü içerik tek kişinin tüm oyunu götürmesine yetmeyecekti.

Sonra esprili bir şekilde kendilerini uzun uzun anlattılar. Barış Atay Antakyalı Arapmış, Bülent Emrah Parlak Türk – Kürt imiş. İki aile arasında  kültür çatışması olurmuş! Bir tarafı gururla Türküz derken Kürt tarafı açık açık değil de eliyle ağzını kapatıp, fısıltıyla ve kekeleyerek “Kürtüz” dermiş.

El insaf dedim kendi kendime. Yaw ben 1980’li yıllarda hem Güneydoğu’da hem de Güneybatı’da Kürt – Türk olayı üzerine televizyon röportajları yaptım. Diyarbakır’da o zaman bile bangır bangır Kürtçe kasetler dinliyorlardı. Daha o zamanlar Fethiye’de bazı Kürtler kendilerine PKK’lı havası verip etraflarını baskı altına almaya çalışıyor; “Doğu bizim Batı ortak” diyerek kışkırtıcılık yapıyorlardı. Bugün ise artık iktidarı, muhalefeti birlik olmuş etnik bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşı ile al takke ver külah görüşmeler yapıyorlar. Fis kos mu kaldı?

sabotai-afis

Şimdi tam tersine neredeyse biz ağzımızı kapatarak, fısıltıyla “Türküm” diyeceğiz. Hele hele “Ne mutlu Türküm diyene” demek kimin haddine… Kürtçülerin etki ve baskısıyla korkunç bir Türk düşmanlığı/Türkofobi gelişti. “Solcu”lar Türk lafını neredeyse ağızlarına almak istemiyorlar. Çamurun şerrinden korktuklarından; örneğin, rahatlıkla “Kürt hareketi” derken; Türk diyemiyorlar, yaydırıverip “Türkiye solu” diyorlar. İnsan merak ediyor, Türkiye solu hangi sınırlar içindekiler acaba? Çünkü Kürdistan’ı ayırdılar bile. Türkiye coğrafyasından bahsederken “Türkiye” ve “Kürdistan” diyorlar.

tiyatro-ekibi

Rastlantıya bakın ki  gösteriden iki gün önce tam da bu olayı düşündüren bir olay yaşadık. Bizim eve yakın Per Albin:s Krog isimli bir lokantaya gittik. Per Albin Hansson (28 Ekim 1885 – 6 Ekim 1946), İsveç’e dayanışmayı yerleştiren, sosyal refah ülkesi için pek çok reform yapan dayanışmayı yerleştiren Sosyaldemokrat İsveç başbaşkandır. Lokanta onun evinin yakınında ve onun adını taşıyor. Ne var ki, sahipleri hiç de bu isme layık değillerdi.

Lokantaya girdik İsveççe selamlaştık. Baktık aralarında Türkçe konuşuyorlar; aynı memleketten gelmişiz diye sevindik. Eşim, “Türksünüz galiba biz de Türküz” deyiverdi. Yanıt: “Hayır Kürdüz”.

Baltayı taşa vurduk yani…

Birer pizza söyledik. Geldi. Yedik. Bitirmemize az kala iki müşteri daha geldi. Onlara hemen lahana salatası getirdiler.  Eşim bu kez neden bize de salata getirmediklerini sordu.

Kem küm “aaa getirmemişiz mi? Getirelim mi?

Zaten yemeğimizi yemişiz.

Çıktık gittik.

Kimbilir İsveçli müşterilere bunlar neler anlatıyorlar?

Şimdi Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak gelmişler İsveç’te bunların yelkenlerine rüzgar üflüyorlar. O lokantanın sahipleri de oyunu izlemişlerse, Pek sevinmişlerdir. Amaç da sanırım onlara hoş görünmek. “Yaaaa…” diyecekler “Biz Kürt olduğumuzu bile söyleyemiyoruz”…
“Peki İsveç’te aranızda  neden Kürtçe değil de Türkçe konuşuyorsunuz?

“Türkiye’de yasak, öğrenemedik”.

Yalan Türkiye’de kırk yıldır Kürtçe eğitim var. Hale İsveç’te 1970’li yıllardan beri var.

Bu aileye sorsanız Kurmanç mı, Soran mı, Goran mı, Zaza mı olduğunu bilmez.

Neden Barzani’nin yanında değilsiniz de İsveç’tesiniz?

……. (2)

Bu arada Barış Atay araya başkanı Erkan Baş’ın Boşnak olduğunu sıkıştırıyor. Onunla ilgili de başarılı birkaç şaka yapıyor.

GENİŞ KONU YELPAZESİ

Milletvekili olarak TBMM’deki anılarını perdeye yansıtılan resimlerle anlatarak karikatürleştirmesi başarılıydı. Koskoca dünyanın tüm iletişim araçlarının egemenlerin eline geçtiğini sıradan insanların küçücük telefonlarının ekranlarında sosyal medyaya sıkıştıklarını vurgulamaları güzeldi.

Arada bir seyircilerle karşılıklı iletişim kurmaları, görüş alışverişi yapmaları başarılıydı.

Oyunda genel günlük konular, baskı ve korkular, yanlış anlaşılmalar, gülünç duruma düşmeler düşündürücüydü.

Oyuncular daha çok kendi deneyimlerinden yola çıkarak sundukları olaylarla, zaman zaman gülümsetiyor zaman zaman düşündürmeyi başarıyorlardı.

BELDEN AŞAĞI LAUBALİLİKLER

Oyunun büyük bir bülümü de “taşşak”, “göt”, “sıçmak”, “bok”, “alaturka /alafranga tuvalet” vb belden aşağı muhabbetle geçti. Bizim halk da pek seviyor belden aşağı muhabbeti. Oyuncular belden aşağı indikçe, seyirci gülüyor, seyirci gülünce oyuncular coşuyor.

Ama kültür halkın gerisinde ya da arasında değil de, en azından bir adım önünde olsa “dayanışma ve eğitim” açısından işlevini daha iyi yerine getirmez mi? Azıcık kalite gözetilmemeli mi?

HALK DA KALİTE ARAMALI

Geçen sene yazın Bodrum’da Zülfü Livaneli Vakfı ile Bodrum ve Muğla Belediyeleri, Akdeniz Edebiyat Günleri’nin 4.sünü düzenlemişlerdi. Bu etkinlik içinde Edebiyat ve Sinema konulu bir tartışma yapıldı. Konuşmacılardan biri Barış Atay’dı.

Barış Atay değişik bir açıdan olaya yaklaştı. Özetle “Hep güzel kaliteli eserler ortaya koymamız isteniyor. Ama halk da kaliteli eserleri yeğlemeli. Kötü eserlere itibar etmemeli” diyordu.

Ama bu oyunda bence kalite kaygısı yoktu. Vatandaş ne istiyor? Gülmek eğlenmek, neye gülüyor? Biraz iktidarla, muhalefetle dalga geç, azıcık ilericimsi laf et, bolca belden aşağı konuş, oyunun sonunda İşaret parmağınla orta parmağını ayır İngiliz Wilston Churchill’in zafer işaretini yap; olsun sana ilerici, devrimci tiyatro.

Bence olmadı.

Oyun, etnik ayrımcı, bölücü, belden aşağı “esprilerden” arındırılmalı. Dünya emperyalizmin elinde limon gibi sıkılıyor. Savaşlar birbiri ardına geliyor. Emekçiler sömürülüyor. Köylüler feodal ağaların marabası olmaktan kurtulamamış.

winston_zafer

Zaman en başta Emperyalizme karşı birleşme zamanı.

Zaman V işareti yapmak değil sağ yumrukları kaldırma zamanı.

Malmö’deki bitiş müziği Gençlik marşı – Dağ Başını Duman Almış olmalıydı. Çünkü bu marş -çok kimse bilmez- İsveç Jimnastik Okulu’nun da marşı olmuştur.  Besteleyen Felix Körling de Güney İsveçlidir. Mezarı da Hamza Yalçın’ın oturduğu Halmstad kentindedir.

İsveçlilerle Türkler arasında daha güzel bir dostluk marşı olabilir mi?

Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak’tan çok daha kaliteli oyunlar bekliyoruz.

2 Mart 2026

ABDULLAH GÜRGÜN
gurguna@hotmail.com

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.