Sanatçı Gürkan Maruf Mıhçı’nın Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin binlerce yıllık yaşam kültürünü çağdaş dijital teknolojilerle buluşturan “Aftermath Of The Climate Crisis: Derinkuyu Revived (İklim Krizinin Ardından: Derinkuyu Yeniden Hayat Buluyor)” adlı eseri, Kapadokya Bienali’nde sanatseverlerle buluştu. İklim krizinin ardından insanlığın yeraltında yeniden yaşam kurduğu olası bir geleceği hayal eden çalışma, yapay zeka, video animasyon, 3D modelleme ve özgün ses tasarımıyla geçmişin hayatta kalma teknolojilerini geleceğin yaşam biçimleri üzerinden sorguluyor. Mıhçı’nın yaklaşık on yıllık Derinkuyu araştırmasının bir parçası olan proje, kültürel miras ile dijital sanat arasında yeni bir bağ kuruyor.
YAPIT 10 YILLIK ARAŞTIRMALARI SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Kapadokya’nın eşsiz yeraltı mirası Derinkuyu Yeraltı Şehri, Gürkan Maruf Mıhçı’nın disiplinlerarası araştırmalarıyla çağdaş bir sanat deneyimine dönüşüyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin yaşam alanları, ortak kullanım mekanları ve havalandırma sistemlerinden oluşan kolektif yaşam modeli, sanatçının çalışmasında yalnızca tarihsel bir miras olarak değil, iklim krizinin ardından insanlığın nasıl yaşayabileceğini sorgulayan spekülatif bir düşünme alanı olarak ele alınıyor.
Şikago, Indianapolis ve Sofya’da sergilenen “Aftermath Of The Climate Crisis: Derinkuyu Revived”, Kapadokya Bienali’nde de izleyiciyle buluşarak Türkiye’nin kültürel mirasını güncel teknolojiler aracılığıyla uluslararası çağdaş sanat bağlamına taşıdı. Proje, DeHaan Seçkin Sanatçı Ödülü ve Indiana Üniversitesi Indianapolis Herron Sanat ve Tasarım Okulu Frank C. Springer Ailesi Yenilikçi Öğretim Üyesi Ödülü destekleriyle gerçekleştirildi.
GEÇMİŞİN YAŞAM TEKNOLOJİLERİ, GELECEĞİN ESİN KAYNAĞI
“Aftermath Of The Climate Crisis: Derinkuyu Revived”, video animasyon, yapay zeka destekli görsel üretim, 3D modelleme ve özgün ses tasarımını bir araya getiriyor. Bilimsel araştırma ile bilimkurguyu buluşturan video enstalasyonu, iklim krizinin ardından dünyanın yüzeyinde yaşamanın zorlaştığı bir gelecekte, insanların yeraltında nasıl bir yaşam kurabileceğini sorguluyor. Projenin üretim sürecinde yapay zeka ile birlikte geliştirilen yaklaşık 25.000 görsel parçadan oluşan dijital arşiv, seçme, kolaj, sentez, animasyon ve post-prodüksiyon süreçlerinden geçirilerek 42 hareketli sahneden oluşan bütünlüklü bir görsel evrene dönüştürüldü. Eserin müzik kompozisyonunda ise Anadolu ve çevresindeki coğrafyaların kadim nefesli çalgılarından duduk, analog synthesizer sesleriyle buluşuyor. Tarihsel ses hafızası ile elektronik atmosferin bir araya gelmesi, geçmiş ve gelecek arasındaki ilişkiyi duyusal bir deneyime taşıyor.
“GEÇMİŞİ YALNIZCA HATIRLAMAK DEĞİL, ONUNLA GELECEĞİ YENİDEN HAYAL ETMEK İSTİYORUM”
Gürkan Maruf Mıhçı, Derinkuyu araştırmasının çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor: “Derinkuyu’yu araştırırken beni en çok düşündüren şey, binlerce yıl önce insanların hayatta kalmak ve birlikte yaşayabilmek için geliştirdiği çözümlerin bugün bize ne söyleyebileceği. Geçmişi yalnızca hatırlamak değil, onunla geleceği yeniden hayal etmek istiyorum. İklim krizinin ardından insanlığın nasıl yaşayabileceğini sorgularken, bu kadim yeraltı dünyasının bize yeni çıkış yolları sunabileceğine inanıyorum.”
DERİNKUYU’DAN ULUSLARARASI SANAT SAHNESİNE
Mıhçı’nın Derinkuyu üzerine yaklaşık on yıldır sürdürdüğü disiplinlerarası araştırma; akademik makalelerden ses çalışmalarına, dijital sanat projelerinden VR deneyimlerine uzanıyor. 2016’dan bu yana yeraltı şehrinin duyusal tarihi, akustik ekolojisi ve yeraltı yaşam kültürü üzerine araştırmalarını Türkiye, Avrupa ve Amerika’daki uluslararası akademik konferanslarda sunan sanatçı, çalışmalarını Indiana University Indianapolis Herron Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Görsel İletişim Tasarımı Doçenti ve Indiana Üniversitesi GenAI öğretim üyesi olarak sürdürüyor.
Gürkan Maruf Mıhçı’nın Derinkuyu’dan yola çıkan çalışmaları, geçmişin hayatta kalma bilgisini geleceğin olası yaşam biçimleriyle buluşturarak kültürel mirasın yalnızca korunacak bir geçmiş değil, insanlığın geleceğini yeniden düşünmek için canlı bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor.
