12 Mart 1971’te Türkiye’de Amerikancı Faşist generaller yönetime el koyduğunda öğrenci olarak iki aydır Viyana’daydım. Karabasan’ı teğet geçtim. Jandarma eve gelmiş. Annem, “cavıriçine okumaya gitti” demiş; gitmişler. Ülkede mücadeleyi sürdüren..

12 Mart 1971’te Türkiye’de Amerikancı Faşist generaller yönetime el koyduğunda öğrenci olarak iki aydır Viyana’daydım. Karabasan’ı teğet geçtim. Jandarma eve gelmiş. Annem, “cavıriçine okumaya gitti” demiş; gitmişler.
Ülkede mücadeleyi sürdüren arkadaşlarımız büyük acılar çektiler. Yalnız devrimciler değil; bağımsızlık, demokrasi, özgürlük, refah mücadelesi veren binlerce kişi hapislere doldurulmuştu.
Baskılar, eziyetler, işkenceler, cinayetler… İşçi, köylü, emekçi, öğrenci, halkımız eziliyordu. Mücadele her koşul altında sürüyordu.
Viyana’da az sayıda devrimciydik. Darbeye karşı biz de harekete geçtik.
Şimdi aramızda olmayan Mehmet Güneş Şahiner ile bir matbaada çalışmıştık. İyi öğrenmişti işi. Resim çizme becerisi de vardı.
Afişler yaptı.
Soğuk, karlı, karanlık sokaklarda fırtına gibi esiyorduk. İşlek Viyana caddelerini sokaklarını Westbahnhof, Südbahnhof civarını afişliyorduk. En çok da büyükelçiliğin olduğu Prinz-Eugen-Straße’yi ve büyükelçiliğin koca kapısını…
Kalabalık caddelerde, üniversite önlerinde bildiriler dağıtıyorduk. Viyanalı devrimcilerle birlikte protesto toplantıları, gösteriler düzenliyorduk.
Elimizden gelen buydu… Olmadı…
Ve 6 Mayıs 1972…
Hiçbir çaba engelleyemedi…
O acı haber geldi: Gençlik önderlerimizden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan asılarak öldürüldüler. Halkımızın kalbine gömüldüler.
Üç fidanın son sözleri bir süre sonra bize de ulaştı.
Bir kitapçık hazırladık: DEVRİMCİLER ÖLÜR DEVRİMLER SÜRER…
Dağıtıyoruz. Tüm Avrupa’da Emperyalizme ve Faşizme karşı mücadele eden yurtseverlere ulaştırıyoruz.
Kaybetmedim; bugün de acı ama onurlu bir anı olarak saklıyorum o minik kitapçığı.
DENİZ GEZMİŞ:
“Yaşasın, Türk Halkının bağımsızlığı! Yaşasın, Marksizmin ve Leninizmin Yüce İdeolojisi! Yaşasın, Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm!”
YUSUF ARSLAN:
“Ben, halkımızın bağımsızlığı için bir defa ve şerefle ölüyorum. Fakat, bizi asan sizler, şerefsizliğinizle hergün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm!”
HÜSEYİN İNAN:
“Ben, hiçbir şahsi çıkar gözetmeden, halkın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım, bundan sonra da bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum… Yaşasın işçiler ve köylüler! Kahrolsun Faşizm!”
O tarihten bu yana aklımızda ve yüreğimizde hiç yaşlanmadan yaşayıp giden Türk devriminin genç fedailerini düşünüyoruz.
6 Mayıs onların günü oldu,
Sonsuz hasret, sevgi, saygı, minnet duygularıyla anıyoruz onları. Son sözleri beyinlerimize ve yüreklerimize çakılmış:
“Yaşasın, Türk Halkının bağımsızlığı!”
“Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz.”
“Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım, bundan sonra da bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum…”
Onlar, genç yaşta kendilerini devrimin şanlı yolunda, halkın bağımsızlığı için şerefle feda ettiler. Halkımızın şanlı tarihine gömüldüler.
Katiller, onları asanlar halkın her gün artan nefreti içinde şerefsizlikleriyle her gün ölüyorlar.
Amerikan Emperyalizmine uşaklık, işbirlikçilik, paralı askerlik, tetikçilik yapanlar pislik olarak tarihin çöplüğünde çürüyorlar.
KAHROLSUN EMPERYALİZM VE FAŞİZM!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ VE GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE!
DEVRİMCİLER ÖLÜR DEVRİMLER SÜRER!
ABDULLAH GÜRGÜN
gurguna@hotmail.com
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.