“Hızla sona ulaşmayı severim, çünkü yeni bir sona ne zaman varacağımızı asla bilemeyiz.” Sarah’nın tuhaf bir takıntısı var: Bitirmek. Bir huzurevinin kasvetli koridorlarında, ölümü bir alışkanlık haline getirmiş bu kadın..

“Hızla sona ulaşmayı severim, çünkü yeni bir sona ne zaman varacağımızı asla bilemeyiz.” Sarah’nın tuhaf bir takıntısı var: Bitirmek.
Bir huzurevinin kasvetli koridorlarında, ölümü bir alışkanlık haline getirmiş bu kadın hayatını, ölenlerin yarım bıraktığı işleri tamamlamaya adamış. Bazen bir kitabın son sayfalarını okuyor, bazen bayatlamış bir fincan kahvenin son damlasını içiyor, bazen de binlerce parçalı bir yapbozu tamamlamaya girişiyor. Hayatı somut ve yönetilebilir bitirişlerden ibaret. Çünkü başlangıçlar… Başlangıçlar, acı verici ve kontrol edilemezdir.
Ancak bir gün, rutinindeki o kusursuz denge bozulur. Bir çiçekçi ve küçük bir çocuk, Sarah’yı hiç beklemediği bir başlangıcın eşiğine iter. Bu davetsiz misafirler sadece hayatına girmekle kalmaz; yıllardır gömülü kalmış, kapanmamış yaraları da yüzeye çıkarır. Sarah’nın artık yalnızca başkalarının hikâyelerini bitirmesi değil, kendi hikâyesine de başlaması gerekir.
Mizahın ve derin duyguların iç içe geçtiği, Danimarka edebiyatının sevilen eserlerinden biri olan Bitirişler hayat, ölüm, kayıp ve yeniden doğuş üzerine dokunaklı bir yolculuk.
Bazen bitirmek değil, yeniden başlamak en cesur seçimdir.
Feride Gül Çakıroğlu’nun Danca aslından çevirdiği Bitirişler raflarda.
Kim Andrea Brofeldt, sanat öğretmenliği eğitimi aldı, yirmi yıl çocuklarla ve gençlerle çalıştı, boş zamanlarını ise yazarak geçirdi. Daha önce bir kurgu dışı kitap yayımlamış, dergiler için çeşitli köşe yazıları, makaleler ve kısa hikâyeler yazmış olan yazar, geçmişte aynı anda birden fazla projeyle uğraşırdı. 2021 yılında geçirdiği felç, birden fazla işi aynı anda yapma yeteneğini elinden aldı ve onu tam zamanlı yazma hayalinin peşinden gitmeye yöneltti. Bitirişler onun ilk romanı.
Kitap kokusunu hep sevdik. Yayıncı olduk. Yıllarca Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinde bazen beraber, bazen ayrı ayrı okuduk, seçtik, yayımladık. Sonra bir gün bir araya geldik. Ne yapmak için? Türkiye’ye yepyeni bir yayınevi kazandırmak, şimdiye kadar yapılmamışı yapmak, yapılmışa da hep farklı bir açıdan bakmak için. Dünya çapında işler yapmak için. Severek okuduklarımızı, gün geçtikçe daha artacağına inandığımız okurlarımıza ulaştırmak için. Türkiye’den genç ve taze sesleri sayfalara dökmek, dünyanın çeşitli coğrafyalarından duyulması gereken sesleri hep duyurmak hedefimiz. Gündemi yaratan, günü yakalayan kitapları sunmak… Titiz, özenli, tertemiz bir çalışma anlayışıyla… Metinden görsele, kapaktan tanıtıma kadar aynı özeni hep korumak. hep kitabı ön plana almak. Kurgu ya da kurgu dışı… Edebiyat, sanat ya da yemek… hep hayat… Yetişkin, çocuk ya da genç… Bu alanların tümünde en iyi kitapları hep biz yayımlayalım istiyoruz. O yüzden hep kitap düşünen bir ekip kurduk. Okudukça hep çocuk, hep genç kalan bir ekip bu… İsmimizi de o yüzden hep kitap koyduk.