Yönetmenliğini Oyuncakçı Saklı Yadigarlar stop-motion’lı belgesel filmiyle adını duyuran Yağmur Kartal’ın üstlendiği, stop-motion animasyon tekniğiyle çekilen Biçâre, Yunus Emre’nin varoluşsal sorgulamalarını, insanlığın içsel çalkantılarıyla iç içe ele alıyor. Animasyonlarını da..

Yönetmenliğini Oyuncakçı Saklı Yadigarlar stop-motion’lı belgesel filmiyle adını duyuran Yağmur Kartal’ın üstlendiği, stop-motion animasyon tekniğiyle çekilen Biçâre, Yunus Emre’nin varoluşsal sorgulamalarını, insanlığın içsel çalkantılarıyla iç içe ele alıyor. Animasyonlarını da Kartal’ın üstlendiği filmden önce yönetmenin 30 Ağustos’un 100’üncü yılına özel stop-motion animasyon filmi gibi birçok çalışması var.
Film, ünlü düşünür ve şairin düşünsel yolculuğunu sanatsal bir keşif süreci olarak kurguluyor. Hikâyede, Yunus Emre’nin Göbeklitepe’deki hayat ağacının kovuğundan çıkarak zamanın derinliklerine yaptığı yolculuk anlatılıyor. Bu yolculuk sırasında O, Goya, Bazille ve Ensor gibi ustaların eserlerinde tasvir edilen insan doğasının karanlık yönleriyle yüzleşiyor. Önemli tabloların yer aldığı filmde 12 adet dekor tasarımı ve 17 adet kukla tasarımı yapılmıştır. Bu amaçla Smartaclay markasından hamur desteği ve Maltepe Üniversitesi’nden stüdyo desteği alan film yerli kurumların desteğini alarak çekimlerine devam ediyor.
Türkiye’de stop-motion tekniğinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla çekilen filmin yapım sürecini anlatan belgeselin çekimleri de devam ediyor. Belgeselin çekilme amacı, stop-motion tekniğinin Türkiye’deki gelişimini ve ekibin deneyimlerini belgelemek.
Stop-motion animasyon filmi Biçâre (Deep in the Universe), yalnızca sanatsal anlatımıyla değil, aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışıyla da fark yaratıyor. Film ekibi, üretim sürecinde geri dönüştürülebilir ve doğal malzemeleri kullanarak çevresel etkiyi en aza indirmeyi hedefliyor.
Biçâre’nin set tasarımında, kahve atıklarından elde edilen toprak, atık kağıtlar ve köpüklerden oluşturulan dekorlar kullanıldı. Film ekibi, çekimler tamamlandıktan sonra dekorları dönüştürerek yeni sahnelerde tekrar değerlendirdi ve böylece atık miktarını minimuma indirdi. Bunun yanı sıra, kırılmış cam ve ayna parçaları sanatsal bir anlayışla dekora dahil edilerek yeniden kullanıldı ve kullanılmaya devam ediliyor.
Çekim sürecinde plastik tüketimini azaltmak için tek kullanımlık bardak ve tabaklardan kaçınıldı. Ekip üyeleri için kişiye özel kupalar ve tabaklar sağlanarak atık miktarı en aza indirildi. Film ekibi, sürdürülebilirlik ilkesiyle çalışarak yalnızca sanatsal bir yapım ortaya koymakla kalmadı, aynı zamanda film endüstrisinde çevre dostu bir çalışma modelinin de mümkün olduğunu gösterdi.
Biçâre, sadece bir film değil; aynı zamanda çevre bilinciyle üretilmiş sanatsal bir manifesto. Film ekibi, sanatı ve sürdürülebilirliği bir araya getirerek gelecekteki yapımlara da ilham vermeyi amaçlıyor.
1990 yılında İstanbul’da doğdu. Sinemayla ilgilenmeye 14 yaşındayken Kadıköy Güzel Sanatlar Lisesi, Sinema-TV bölümünde başladı. 2009 yılında KOÜ, GİT bölümünü kazandı ve RTS bölümünde ÇAP yaptı. Okuduğu iki bölümü de derece ile bitirdikten sonra post prodüksiyon alanında çalıştı. 16 ödül alan “Oyuncakçı Saklı Yadigarlar” isimli belgesel filmini yönetti.
Ünlü bir Türk düşünürü olan Yunus Emre, Göbeklitepe’de yanmakta olan hayat ağacının kovuğundan çıkar. Yaşadığı kayıp, kalbinde derin bir yara açmıştır. “Aklın ererse sor bana, ben evvelde nerde idim…” diyerek zamanlar arası bir yolculuğa çıkar. Yıldızların ona açtığı aynalı bir yolda yürürken kendini sanat tarihindeki kaotik tabloların içerisinde bulur. The First Murder (Bazille, 1899), Saturn (Goya, 1819-1823) gibi ünlü tabloların içinde dolaşır. Bu kaotik tablolarda yolunu arayan Yunus, kötülükle beslenen ve kendini kaybeden insanoğlunun fıtratına üzülür. Şahit olduğu bu derin kaosla Yunus karanlığın içinde aynalı yoldan ayrılmadan yolculuğuna devam eder. Mevla’yı ve iyiliği arar.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.