Bin sekiz yüz otuz dokuz yılı
Üç Kasım’ı
İlan edilmişti
Tanzimat Fermanı;
Osmanlı İmparatorluğu’nu
Kuvvetlendireceği sanılmıştı!
Yeni Osmanlı aydınları;
Bu Tanzimat’a karşı çıkmışlardı!
Ki emperyalist devletler;
Osmanlı topraklarını
Yarı sömürge haline getirmeye
Bu Tanzimat ilanıyla başlamıştı!
Jön Türkler
Cumhuriyet fikirli ilk kıpırdamalar;
Osmanlı devleti vatan topraklarında
Bin dokuz yüz yirmi öncesi de vardı
Bin sekiz yüz yetmiş altı sıraları
Padişaha ihbarlar bile yapılmıştı;
“Bu adamlar
Cumhuriyet getirmek istiyorlar
Cumhuriyet kuracaklar!” Diyerek,
jurnallemişlerdi
Mithat Paşa’yı,
Namık Kemal’i
Ve Ziya Paşa’yı!
Genç Osmanlıların devamı
Jön Türklerdi bu aydınlar!
Kanunu Esasi
Genç Osmanlı-Jön Türkleri;
Namık Kemal,
Ziya Gökalp gibi
Aydınların önderliği ile yapıldı
Yeni Türk devleti Türkiye’nin
Oluşmasının ilk harekâtı;
Bin sekiz yüz yetmiş altı
Bir kasımıPadişah ikinci Abdülhamit’i
Mecbur bıraktı
Talebeler ile askerlerin isyanı;
Böylece yirmi üç Aralık’ta da
Bir demokratik devrim olan
Kanunu Esasi-Birinci Meşrutiyet
Ve ilk Meclisi Mebusan’la Anayasa
İlan edilmişti!
İstibdat Dönemi
Ancak kısa bir süre sonra
Padişah ikinci Abdülhamit;
Birinci Meşrutiyet Devrimini
Bir bahaneyle iptal etti
Ve bu ilk olan anayasayı
Ve de Meclisi Mebusan’ı Lağvetti.
Hürriyet Devrimi
Genç Osmanlılar-Jön Türklerin;
İttihat ve Terakki örgütünü kurması,
İttihat Terakkici Enver,
Talat ve Cemal Paşalar,
Resneli Niyazi Beyle
Ve askerleri ile halkın birlikte
Padişah ikinci Abdülhamid’in
Baskılarına karşı ayağa kalkması
Hürriyet için dağlara çıkılması
Yine mecbur bırakmıştı
Padişah ikinci Abdülhamid’i;
Bin dokuz yüz sekizin
Yirmi üç-yirmi dört Temmuz’unda
Hürriyet Devrimi olan
İkinci Meşrutiyeti
İlan etmeye!
Ve sona erdirilmişti
İkinci Abdülhamid’in
Otuz iki yıl süren
Saltanatı ile zalimliği!
Genç Osmanlıların
Devamı Jön Türklerin
İkinci Meşrutiyet devrimi;
Yeni Türk devleti
Türkiye Cumhuriyeti’nin
Kurulması yolundaAteşlemişti yeniden fitilleri!
Cumhuriyet Temelinin Harçları
Bu Meşrutiyet Devrimleri oldu;
Cumhuriyet düşüncesinin
İlk basamaklı altyapıları
Ve Cumhuriyet temelimizin
İlk harçları!
Genç Osmanlılar- Genç Türkler- (Jön Türkler)’ le
Ülkemizde Adeta Cumhuriyet içindi
Bu iç kıpırdamaları
Sürmüş, süregelmişti
Cumhuriyet emelli
Bu çaba sarfları.
Kutlu Olsun vatanımıza
Ve ulusumuza
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramı!
Bağımsızlık İnancı
Altı yüz yirmi dört yıl var oldu
Osmanlı devleti İmparatorluğu,
Otuz altı padişahla
Hükmetmiş onca yıl boyu!
Ve pek çok mücadeleyle oluştu
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu!
Bir kişi ya da birkaç kişi
Veya bir azınlık
Yönetmemelidir halkımızı
Böyle idi Türk aydınlarının
Aydınlık görüşleriyle inancı!
Cumhuriyet’e layıktı Türk ulusu,
Türk halkı!
Kutlu olsun ulusumuza
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramı!
Milli Egemenlik
Cumhuriyet uğrunaydı;
Mutlakıyeti yıkmamız
Ve On dokuz Mayıs Bin dokuz yüz on dokuz ’da
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’le
Şaha kalkarak şahlanışımız;
Yedi Düvele karşı çıkışımız
Kurtuluş Savaşımız!
Ve yirmi üç Nisan bin dokuz yüz yirmi de
Cumhuriyeti fiilen başlatma kıvancımız
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açışımız
Ulusumuzun gücüyle kurtarılmıştı vatanımız!
Fedadır Milli Egemenliğimize her varlığımız
Milli Egemenlik milletimizindir kayıtsız şartsız!
Kutlu olsun milletimize vatanımıza ki ecelsiz
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramımız!
Cumhuriyetin İlanı
Bir Kasım bin dokuz yüz yirmi ikidir
Padişahlığı ve saltanatını kaldırışımız!
İstiklal Harbi’mizin sonucunda
Yapıldı Lozan Barış Antlaşmamız
İmzalarla yirmi dört Temmuz Bin dokuz yüz yirmi üç’ te
Sancak oldu
Zafer imzamız!
Öğrendi yedi düvelin emperyalistleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’sini
Ve Türk milletini yenemeyeceklerini!
Canla, başla ve kanla olmuştur Cumhuriyet’e ulaşmamız!
Ve yirmi dokuz Ekim Bin dokuz yüz yirmi üç
Arşa yükselen önemli gündür
Yeni yönetim şeklimizin
Cumhuriyetimizin İlan günüdür!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Yeni adımız, unvanımızdır!
On dokuz Nisan Bin dokuz yüz yirmi beşte
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce
Her yirmi dokuz Ekim’in
Cumhuriyet Bayramı Olması kabul edilmesiyle de
Kutlamaya başlamışız!
Kutlu olsun ulusumuza ebediyen
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramımız!
Özgürlük Ve Eşitlik
Yirmi dokuz Ekim Türkiye Cumhuriyet’imizin
İlanının doğum günüdür!
Yaşlısıyla, çocuğu, genciyle
Kızıyla, kadınıyla, erkeği ile
Bugünle merhaba dendi özgürlüğe!
Osmanlı devleti;
Kendini ve milletini
Emperyalist güçlerinin hâkimiyeti
Altına sokması iledir ki
Halkın, padişaha
Halifeye, ağalara
Tarikat şeyhlerine
Aşiret reislerine
Kulluk ettikleri gibi
İstenmişti Emperyalist güçlere de
Kulluk etmeleri!
Ve kabul görülmekteydi
Kadınların erkeklerine de
Boyun eğmeleri!
Ancak; Mustafa Kemal Atatürk
Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ile
Halkın ve kadınların
O kulluklarını sona erdirdi!
Hürriyetler Cumhuriyet’in gücüdür
Milletimiz iradesine özgüdür
Egemenlik milletimize ait bir güçtür
Mustafa Kemal Atatürk gücüdür!
Kutlu olsun Türkiye’mize ilelebet
Türk ulusunun bayram günü
Yirmi dokuz Ekim
Cumhuriyet Bayramımız!
Atatürk Cumhuriyetinin Değerleri
Cumhuriyet Bayramımızda;
Cumhuriyetin sağladığı değerlere
Sadakatimizi pekiştirmek ile
Bu kıymetleri en derin bir şekilde
Özümsemeliyiz bu vesileyle de!
Mustafa Kemal Atatürk
Ve arkadaşları;
Devirerek hilafeti, saltanatı
Milletimize teşkilatlanmayı
Cumhuriyet olarak sağladı!
Din ile uygulamalarını
İktidara kaynak olmaktan çıkardı!
Egemenliği kayıtsız şartsız
Millete tanıdı!
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet;
Değildir bir devlet şeklinden ibaret,
Bütün toplumsal ilişkileri de içeren
Kapsamlı bir aydınlık görüştür elbet!
Düşman bilir emperyalizmi;
Atatürk Cumhuriyeti çizgisi
Ki bağımsızlıktır karakteri!
Kutlu olsun Türkiye’mize
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramımız!
İlelebet Cumhuriyet
Bilmelidir her neslimiz
Ne meşakkatlerle kazanmışız
Ve bu Cumhuriyet’e
Ne acılardan sonra ulaşmışız!
Yaşasın Cumhuriyet
Yaşasın Cumhuriyet Bayramımız!
Mutlakıyet de monarşi de
Halk yönetimine karşıdır ve amansız,
Ulusumuza yakışanımız
İlelebet Cumhuriyettir yalnız!
Cumhuriyet; çocuk, genç
Kadın, erkek eşitliğidir hürlüğüdür,
Hürriyet, Cumhuriyetin özüdür
Türk ulusunun iradesine
Egemenliğine de özgüdür!
Türkiye Cumhuriyeti Mustafa Kemal Atatürk gücüdür!
Cumhuriyetsiz hiçbir millet
Olamaz ne özgür ne bağımsız!
Kutlu olsun ilelebet
Yirmi dokuz Ekim Cumhuriyet Bayramımız!
29 Ekim 1982 Adana
İzzettin Özgibar
İzzettin Özgibar’dan Cumhuriyet’in Tarihine Şiirsel Yolculuk
İzzettin Özgibar’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için kaleme aldığı “Cumhuriyet Bayramımız” şiiri, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihsel süreci, bağımsızlık mücadelesini ve milli egemenlik düşüncesini dizelere taşıyor. Tanzimat Fermanı’ndan Meşrutiyet hareketlerine, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan tarihsel gelişmeleri ele alan şiir, Cumhuriyet’in hangi mücadeleler sonucunda kurulduğunu hatırlatıyor.
Cumhuriyet’in kuruluş süreci şiirle anlatılıyor
İzzettin Özgibar, şiirinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu tek bir tarihsel olay olarak değil, uzun yıllara yayılan toplumsal ve siyasi mücadelenin sonucu olarak değerlendiriyor. Osmanlı dönemindeki yenileşme hareketlerinden başlayarak Cumhuriyet düşüncesinin gelişimini ele alan şair, özellikle Genç Osmanlılar ve Jön Türkler dönemine dikkat çekiyor.
Tanzimat Fermanı ve değişim arayışları
Şiirin ilk bölümünde 3 Kasım 1839 tarihinde ilan edilen Tanzimat Fermanı ele alınıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu koşullar ve değişim arayışları üzerinden dönemin siyasi atmosferini anlatan Özgibar, yeni Osmanlı aydınlarının bu süreçteki yaklaşımlarına değiniyor.
Şair, Tanzimat dönemini Osmanlı’nın geleceğine ilişkin farklı düşüncelerin ve siyasi tartışmaların şekillendiği tarihsel bir dönem olarak dizelerine taşıyor.
Jön Türkler ve Cumhuriyet düşüncesinin ilk adımları
Özgibar, şiirinde Genç Osmanlılar ve Jön Türkler hareketlerini Cumhuriyet düşüncesinin gelişiminde önemli aşamalar olarak ele alıyor. Mithat Paşa, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi isimlere yer veren şair, anayasal yönetim ve halk iradesi arayışlarının tarihsel önemini vurguluyor.
Kanun-ı Esasi ve Birinci Meşrutiyet
1876 yılında ilan edilen Kanun-ı Esasi ve Birinci Meşrutiyet, şiirin önemli tarihsel duraklarından birini oluşturuyor. Osmanlı’da anayasal yönetime geçişi ve Meclis-i Mebusan’ın açılmasını ele alan Özgibar, bu gelişmeleri Cumhuriyet’e uzanan siyasi dönüşümün ilk aşamaları arasında değerlendiriyor.
İstibdat dönemi ve Hürriyet Devrimi
Şiirde II. Abdülhamid döneminde Meclis-i Mebusan’ın kapatılması ve anayasal yönetimin askıya alınması da işleniyor. Ardından İttihat ve Terakki hareketi, Enver, Talat ve Cemal Paşalar ile Resneli Niyazi Bey üzerinden 1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet’e uzanan süreç anlatılıyor.
Özgibar, bu gelişmeleri hürriyet arayışının ve Cumhuriyet düşüncesinin yeniden güç kazanmasının önemli aşamaları olarak yorumluyor.
Kurtuluş Savaşı ve milli egemenlik vurgusu
Şiirin ilerleyen bölümlerinde Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesi ön plana çıkıyor. 19 Mayıs 1919’da başlayan Milli Mücadele, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ve Lozan Barış Antlaşması ile devam eden tarihsel süreç dizelere taşınıyor.
Şair, milli egemenliğin millete ait olduğunu vurgulayarak Cumhuriyet’in temel değerlerinden biri olan halk iradesine dikkat çekiyor.
29 Ekim 1923: Cumhuriyet’in ilanı
Şiirin merkezinde yer alan tarihsel olay, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi. Özgibar, saltanatın kaldırılmasından Lozan Antlaşması’na ve Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan gelişmeleri bağımsızlık mücadelesinin birbirini tamamlayan aşamaları olarak ele alıyor.
29 Ekim’i yalnızca yeni bir yönetim biçiminin kabul edildiği tarih olarak değil, Türk milletinin kendi geleceğini belirleme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Özgürlük, eşitlik ve Cumhuriyet’in değerleri
İzzettin Özgibar, şiirinin sonraki bölümlerinde Cumhuriyet’in toplumsal kazanımlarına odaklanıyor. Kadınların ve erkeklerin eşitliği, özgürlük, bağımsızlık ve milli egemenlik kavramları üzerinde duran şair, Cumhuriyet’in yalnızca bir devlet yönetimi olmadığını, aynı zamanda toplumsal yaşamı şekillendiren temel bir değerler bütünü olduğunu ifade ediyor.
İlelebet Cumhuriyet mesajı
Şiirin son bölümünde Cumhuriyet’in hangi zorluklar ve mücadeleler sonucunda kazanıldığı hatırlatılıyor. Geçmiş kuşakların yaşadığı acıların ve verdiği mücadelenin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Özgibar, Cumhuriyet’in gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir miras olduğunun altını çiziyor.
“Yaşasın Cumhuriyet” mesajıyla tamamlanan şiir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın anlam ve önemine dikkat çekiyor.
29 Ekim 1982 tarihinde Adana’da kaleme alınan “Cumhuriyet Bayramımız”, İzzettin Özgibar’ın tarihsel olayları, milli değerleri ve Cumhuriyet düşüncesini şiir aracılığıyla bir araya getirdiği eserleri arasında yer alıyor.
