Türk tiyatrosunun duayen sanatçılarından, Devlet Sanatçısı, oyuncu, yazar, çevirmen ve yönetmen Haldun Dormen, vasiyeti üzerine Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. Halit Ergenç’in sunduğu tören, usta..

Türk tiyatrosunun duayen sanatçılarından, Devlet Sanatçısı, oyuncu, yazar, çevirmen ve yönetmen Haldun Dormen, vasiyeti üzerine Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.
Halit Ergenç’in sunduğu tören, usta tiyatrocunun 72 yıllık sanat hayatından kesitler ve sanatçı dostlarının onu anlattığı özel bir videonun gösterilmesiyle başladı.
Video gösteriminden sonra Haldun Dormen dakikalarca alkışlandı.

Cenaze töreninde sırasıyla Göksel Kortay, Nevra Serezli, Erol Evgin, Murat Ovalı, Kerem Atabeyoğlu, Ali Gökmen Altuğ, Mustafa Alabora, sanatçının oğlu Ömer Dormen söz aldılar.
Sanatçının dostları Haldun Dormen ile nasıl tanıştıklarını, onun çok yönlü biri olduğunu ve yeri doldurulamaz bir sanatçı olduğunu anlattılar. Meslektaşları, Dormen’in tiyatro için neden çok önemli biri olduğunun altını çizdiler.

Tören, kürsüde söz alan dostlarının yanı sıra Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, İBB Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in de aralarında olduğu bürokrasi ve sanat camiasının yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Cep Tiyatrosu’nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile İstanbul’un Feriköy semtinde Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.
1966’da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.
Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı.
Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine ön ayak olmuştur.
Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt”, “İkinci Perde” adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Dormen, Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Medyapım Akademi’nin yöneticiliğini yapmış ve oyunculuk dersleri vermiştir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.
Çeşitli kuruluşlarda ve projelerde oyuncu, yönetmen, dramaturg, metin yazarı, koreograf, editör, şarkıcı ve dansçı olarak yer aldı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli edebiyat dergilerinde ve gazetelerde şiir, öykü, makale, kitap&film tanıtımı yazıları yayımlandı. Şiir, öykü ve makale dallarında ödüller kazandı. Çocuk, gençlik ve yetişkin oyunları yurt içi ve yurt dışında çeşitli tiyatroların repertuarlarına alındı; Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Macaristan’daki festivallerde okuma prodüksiyonları yapıldı, Kupa Kızı isimli performans metni 18. İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali bünyesinde sahnelendi. Alyoşa isimli oyunu 2011 yılında İmge Kitabevi Yayınları’ndan yayımlandı.
Unutulanlar: Afife – Peruz
Yukarıda biri mi var ?
Kuşlar
Kaç baba kaç
Lüküs Hayat
Kantocu
Onlar Ermiş Muradına
Sokak Kızı İrma
Kış Masalı
Gençliğin Tatlı Sesi
Şahane Züğürtler
Tören öncesinde basın mensuplarına açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, başsağlığı dileklerini ileterek, “Şöyle bir arkaya dönüp bakıyorum, kimler geldi, kimler geçti. Yüzyıllık bir çınarı kaybettik. Hem sanatıyla hem öğretileriyle hayatımıza çok şey katmıştı. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Yaklaşık yüzyıllık ömrüne çok güzel şeyler sığdırdı. Yeri geldi ağlattı, yeri geldi düşündürdü. Sanat adına çok büyük katkıları oldu.” dedi.
Sunuculuğunu oyuncu Halit Ergenç’in üstlendiği törende konuşan Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen, Haldun Dormen’in Türk tiyatrosunun duayeni, herkesin Haldun ağabeyi, hocası, can dostu, kendisinin de babası olduğunu belirterek, “Kabul ediyorum, tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu ama o bu tutkuyu herkesi dışarıda bırakarak yaşamadı. Aksine azmiyle, enerjisiyle, kapsayıcı, paylaşımcı tavrıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı. Dolayısıyla Dormen ailesi kocaman bir aile oldu.” ifadelerini kullandı.
Babasının her zaman üretmeye devam ettiğine dikkati çeken Dormen, “Ölene kadar üretmek nedir hepimize gösterdi. Sadece bundan 1-2 ay önce, bir ziyaretimde Broadway’de bir müzikal yapma hayalindeydi. Bir şeye inandı mı sonuna kadar arkasında dururdu, asla vazgeçmezdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Dormen, babasının sanatı çağdaş toplumun vazgeçilmez temel taşlarından biri olarak gördüğünü, gençlere tiyatro eğitimi vermenin onun en büyük misyonlarından biri olduğunu kaydetti.Sanatçı Göksel Kortay ise tiyatronun ışığının söndüğünü, karanlıkta kaldıklarını ifade ederek, “Hiç keşkeleri yoktu. En olumsuz olaylar karşısında derhal bir beyaz sayfa açar ve ‘Evet şekerim, şimdi ne yapıyoruz?’ derdi. Asla arkasına bakmazdı. İnatla, inançla, cesaretle, ümitle, hayalleriyle hep ileriye, ileriye, ileriye yürürdü.” görüşünü paylaştı.
Bir diğer özelliğinin de paylaşımcılığı olduğunu aktaran Kortay, “Her şeyini paylaşırdı, yaşamını, evini, sofrasını, yemeğini, tiyatrosunu, bilgilerini, kitaplarını. Paylaşabilecek ne varsa paylaşırdı. Bir de yaşam biçimini paylaşırdı ama bunu öyle belirgin bir şekilde yapmazdı. O konuşurdu, anlatırdı, çevresinde olanlar eğer alabiliyorlarsa üzerlerine düşen payı oradan alırlardı.” şeklinde konuştu.
Oyuncu Nevra Serezli, Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna katkılarının saymakla bitmeyeceğini vurgulayarak, “Çok üzgünüm, çünkü çok şey kaybettim. Ben geçmişimi, hocamı, yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarımı, dostumu, eğlendiğim, dertleştiğim, fikir aldığım insanı, en önemlisi mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Ben Metin’in (Serezli) diğer yarısını kaybettim. 13 yıldır büyük acılar çekmiştim, maalesef şimdi yine aynı acıyı çekiyorum. Hepimizin başı sağ olsun.” sözlerini aktardı.
Törende ayrıca oyuncu Kerem Atabeyoğlu, Ali Altuğ, Mustafa Alabora ve Erol Evgin de dinleyicilere hitap etti.
Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze merasiminde basın mensuplarına konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Haldun Dormen’in rolünü canlandırdığı günleri paylaşarak, “Haldun abi izlemeye gelmişti. Orada çok heyecanlanmıştım. Çünkü onun oynadığı rolü oynuyordum. Çok beğendi, çok güzel şeyler söyledi. Yani çok üzgünüz gerçekten. Başımız sağ olsun hepimizin.” diye konuştu.
Sanatçı Erol Evgin, Dormen’in 50 yıllık dostu olduğunu dile getirerek, “Hocam, çok değerli dostum ve arkadaşım Haldun Dormen’i yitirmenin acısı hakikaten çok büyük. Ona hiç ölmeyecekmiş gibi bakıyordum ben. 1979-80 yılında ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’ müzikali ile yakınlaştık. Üç yıl iki müzikal oynadık. Dostluğumuz orada derinleşti.” dedi.
Oyuncu Halit Ergenç de Dormen’in kendisi için çok özel bir insan olduğunu belirterek, “Şu anki hayatıma katkısı çok büyüktür. Bugün bu işi, bu şekilde yapıyor olmamın en önemli sebebi. Hepimizin büyük kaybı. Çünkü çok fazla insana dokunmuş ve çok fazla insanın hayatındaki kendi isteklerini, hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olmuş bir insandı.” görüşünü paylaştı.
Oyuncu Mert Fırat ise birçok insanın ufkunu açan, son güne kadar tiyatro düşünen ve herkese de sahne açan, cesaretlendiren, bir ustayı, tiyatro insanını kaybettiklerini söyledi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.