Richard A. Muller

Mustafa Günen’in Düşüncelerine Richard Muller’den Yanıt

Haber

Ressam Mustafa Günen, sanatsal çalışmaları yanı sıra bilimsel konularda yazdığı yazılarla da dikkat çeken bir düşün insanı aynı zamanda.

Mustafa Günen sanat manifestosunu da oluşturan bir dizi yazı kaleme almıştı geçtiğimiz aylarda.  Bunlardan biri de  “Eğer Enerji, Evren Hiç Var Olmasaydı, Matematik Olur muydu?” başlıklı yazısıydı. Merak edenler bu yazıyı aşağıdaki linkten okuyabilirler:

Eğer Enerji, Evren Hiç Var Olmasaydı, Matematik Olur muydu?

Bu yazıya Berkeley Üniversitesi’den  “Emirutus” diye nitelenen dünyaca ünlü profesörlerden, ödüllü fizik profesörü Richard A. Muller’den Günen’in görüşlerini destekleyen ve katkıda bulunan yorum geldi.

EMEKLİLİK YERİNE BİLİMİN HİZMETİNDE BİR ÖMÜR

Bilindiği gibi Emirutus, emekliliği gelmesine karşın bilgi ve birikimini aktarmak için üniversiteden ayrılmayan ve  derslerin ağırlığını öğrencileri olan  akademisyenlere bırakan yol gösteren, kürsülerini koruyan kıdemli akademisyenlere verilen bir nitem. 

Berkeley Üniversitesi’den ödüllü fizik profesörü Richard A. Muller, sanatçı Mustafa Günen’in düşüncelerini değerlendiren  bir yanıt vererek Günen’in düşüncelerine değer verdiğini ve önemli bulduğunu bildirerek şunları yazdı:

Sevgili Mustafa Günen,

Düşüncelerine birkaç şey de ben eklemek isterim. 

Öncelikle, evrenin yerçekimsel (ağırlıksal) potansiyel enerjisinin kaba bir tahminle kütlesel enerjiye eş olduğu söylenebilir. Bunu en şaşırtıcı yanı ise potansiyel enerjinin negatif oluşudur. Dolayısıyla, Evren’in toplam enerjisi sıfır olabilir. Ben bunu doğru/akla yatkın/makul buluyorum. Peki, enerji nereden geldi? Hiçbir yerden; enerji yoktur, sadece negatif ve pozitif enerji arasında bir bölünme vardır. Bunun üzerinde düşünmeye değer, bence. 

İkinci olarak, senin matematiksel düşüncelerine göre, matematiğin bilgisi sayılar ile ortaya çıkmış olabilir, ama matematiğin nesnelere ihtiyacı yoktur. Sen de bilirsin, antik çağda Pisagor’cular √2 nin iki tam sayı şeklinde ifade edilemeyeceğini keşfettiler. Bu keşif o kadar hayret vericiydi ki, onların dininin temelini oluşturmuştu. Bunun ampirik (deneysel) olarak keşfedebilemeyeceği bir “gerçek” / “olgu” dur. Onlara göre, bu olay matematiği fiziksel gerçeklikten ayırıp manevi ya da ruhani bir bilgi haline getirdi. 

Son olarak, Carl Sagan’ın Contact adlı romanındaki uzaylıların Pi sayısının hanelerine bir diyagram yerleştirmiş olabileceği varsayımını çok sevdiğimi söylemek isterim. Bu benim anlama kapasitemin çok ötesinde bir şey, tıpkı bir Yunus balığının yüksek matematiği anlaması onun kapasitesinin çok ötesinde olduğu gibi. Bu tür düşüncelerimizin olması güzel ve keyif verici, ama ben bunları çok ciddiye almamaya çalışırım, çünkü bunlar yanıtlanamaz ve yanıtlanamayan soruların varlığının ruhumuza ve kibirimize iyi geldiği konusunda kuşkularım var. 

Daha uzun yazışmak isterdim ama bunun için zamanım yok, ancak bugün yukarıdaki fikirlerimi yazma fırsatım oldu çünkü siz benim kitabımı zahmet edip okumuşsunuz ve umarım keyif almışsınızdır

Richard A. Muller

“DÜŞÜNCELERİMİN YANKI BULMASI BENİ MUTLU ETTİ”

Sanatçı Mustafa Günen ise  yaptığı açıklamada dünyaca ünlü bilim insanından böyle bir yorum aldığı için mutlu olduğunu, sanat manifestosunu hazırlarken vurguladığı noktaların değerli bir bilim insanı tarafından onaylanmasının önemli olduğunu ve sanat manifestosunu yazmayı sürdüreceğini belirtti. Sanat ve bilimin ayrılmaz olduğunu da vurgulayan Günen, her sanatçının sanatını ifade edebilmesinin en önemli yolunun bu bilgiden ve farkındalıktan geçtiğini söyledi.

Etiket

Yorum Yapın