İşçiler, insani olan hak talepleriyle; Kıpır kıpır hareketlendiği senelerde Amerika Birleşik Devletleri’nde New York’ta binlerce işçi geçer direnişe Çünkü on altı saat çalıştırılıyorlar günde! Çalışma sürelerinin on saate indirilmesi İnsani..

İşçiler, insani olan hak talepleriyle;
Kıpır kıpır hareketlendiği senelerde
Amerika Birleşik Devletleri’nde
New York’ta binlerce işçi geçer direnişe
Çünkü on altı saat çalıştırılıyorlar günde!
Çalışma sürelerinin on saate indirilmesi
İnsani olmayan çalışma şartların düzeltilmesi
Ödenen ücretlerin insanileştirilmesi
Ve kadın emekçilere eşit haklar istemiyle
Bir dokuma fabrikasında yapılan grevde
Tarih sekiz Mart bin dokuz yüz elli yedi’de;
Emekçi kadınlar dünyaya bir kök tohum serpti!
Ama grev ve protesto gösterilerinde
Oluşturulan bir yangının alevleri içinde
Dava şehidi olur yüz yirmi dokuz kadın emekçi!
Ve bin sekiz yüz seksen dokuz’da;
İkinci Enternasyonal’in yaptığı
Fransa’nın Paris şehrindeki kongrede
“Sınıf mücadelesi temelinde kadınlar da
Davet edilir mücadelelere!”
Ve on yedi Ağustos bin dokuz yüz yedi’de;
Birinci Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı’nda
“Kadınların ekonomi ve toplum yaşamında
Tam eşitlik kuralının esas alınması”
Öngörülür alınan kararlarda!
Yirmi altı ve yirmi yedi Ağustos
Bin dokuz yüz on’da da;
Danimarka’nın Kopenhag kentinde yapılan
İkinci Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı’nda;
“Kadın işçilerin günlük çalışmalarının
Sekiz saate indirilmesi,
İşsiz kadınlara da sosyal güvenlik
Ve bütün kadınlara oy hakkı verilmesi,
On iki yaşından küçük olanların da
Çalıştırılmaması talep edildi.
Ve sekiz Mart bin dokuz yüz elli yedi’de;
İşçi hakları davasında şehit olan
Yüz yirmi dokuz emekçi kadının anılması
Fikri ve emeli ile de her sekiz Mart’ın
“Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olması!
Karar altına alındı.
İşçi davası şehidi olan kadın emekçiler;
Daha insani bir hayat şartları dilemişler
Ve bu amaçla mücadeleye girmişlerdi
Ki bu insanca yaşam hakkı talepleriydi!
Ve sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü;
Bin dokuz yüz yirmi bir’de ilk defa
Başlandı kutlanmaya yurdumuzda da!
Ve yıl bin dokuz yüz yetmiş yedi;
Birleşmiş Milletler Cemiyeti
Sekiz Mart tarihini
“Dünya Kadınlar Günü” olarak lanse etti!
Ve dünyada, her sekiz Mart’ta;
Dünya Emekçi Kadınlar Günü;
Bazı yerlerde tam anlamıyla,
Kimi yer ve zamanlarda da
Mana ve içeriğinde bir başkalaştırmayla
Kutlanarak gelindi zamanımıza.
Ve Türk kadınları gelir zihnime;
Kadınların mücadeleleri denilince,
Çünkü hep var olmuştur Türk kadını
Her yerde erkekleri ile birlikte
Ve yaşamın her deminde
Ki gücünü tarihinden kökleye kökleye
Vatanseverliğini de ekleye ekleye!
Göstermişler kendilerini girişimleriyle
Osmanlı döneminde bile
Ve Balkan Savaşlarında, Çanakkale’de!
Ve gerek çıkarak miting kürsülerine,
Ve gerek girerek Millî Mücadeleye;
Kâh bütün cephelerde
Kâh her cephenin de gerisinde
Unutulamaz kuvvetleriyle
Özverilerini sergileye sergileye!
Onun için Mustafa Kemal Atatürk de:
“Cihanda hiçbir milletin kadını
Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım,
Milletimi zafere ve kurtuluşa götürmekte
Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez!”
Diyerek Türk kadınlarını emekçilikleriyle de
Değerlerini ifade ederek taçlandırmıştır bu vesileyle.
Ve Türk kadınları pek çok ülkeden de daha önce;
Pek çok hakkına sahip olmuştur hem de
Ruhuyla, aklıyla, yüreğiyle, bedeniyle
Bileğiyle, tırnağıyla ve dişiyle,
Emperyalizm denilen o illetle
Vatan, millet, ekmek, namus
Ve bağımsızlık savaşları vere vere!
Çünkü bağımsız olamayan
Ve hürriyetini elinde bulunduramayan
Hiçbir ülkede bahsedilemez kadın haklarından
Ya da özgür kadından, özgür kadınlardan!
Yarınların büyükleri olacak çocukları;
Daha ekilir ekilmez bahçesine rahmin
Karnında beslemeye başlayan
Günü geldiğinde de doğuran,
İlk seven, koruyan, kollayan,
Temizleyen, besleyen, sağlığı, eğitimi
Ve öğretimiyle ilgilenip ilk öğretmeni
Olarak büyümesini sağlayan kişi
Eş, ana, bacı, abla, teyze, hala, yenge, baldız, elti,
Görümce, nene, işçi, emekçi
Ve pek çok şey olarak dahi
Her türlü dertlerimize, yaralarımıza da
Deva ve derman olmaya çabalayan
Kadınlar kutsaldır, kutsaldır elbette,
Sevgililikleriyle ve annelikleriyle de
Saygı, sevgi ve şükran duyulmalıdır minnetle!
İnsanlığın oluşumundan bu yana
Ezilseler de mağdur olsalar da
Devam etmişler üretmeye ve yaratmaya;
Kadınlar, kadınlar, bizim kadınlar;
Hayallerle süsleyerek zihinlerini
Yaşamlarını idame ettirebilecekleri
Olsun isterler daima bir işi
Ve bir yuvası olsun isterler barınabilecekleri,
Bir kocası olsun ve de bebeleri
Ve de isterler hep sağlık ile mutlu günleri
Ama umduğuyla değil, bulduğuyla yetinmeyi
Öğretir onlara hayatın mecburiyeti!
Fabrikalarda, atölyelerde ve birçok işyerinde
Elverişsiz şartlarda, asgari ücretle
Ya da onun bile düşüğü bir ücretle
Sevinirler de bir iş bulabildiklerinde
Çalışırlar dayanarak uzun saatler süresince
İş güvensizliği ve örgütsüzlük ise
Sokar onları her tür cendereye
Ve pek de azdır erkeklere göre
İstihdam edilmeleri iş yerlerinde
Ve daha zordur çalışma koşulları bile.
Dünyanın nice yükünü sırtlayan kadınlar;
Fabrikada, atölyede, bağda, bahçede,
Tarlada, çiftlikte, her iş yerinde ve evde
Kat kat katmerli emekleriyle
Emekçiliğin de önündedir önünde.
Ve önlerine dağ gibi engeller konulan;
Cinsiyet sebebiyle uğradıkları haksızlıklardan
Cinsiyet eşitliği yoksunluğundan,
Dinsel inançlıların gerici baskılarından,
Şiddetten, törelerin kurbanlığından,
Eğitim ve öğrenim yetersizliğinden,
Erkeğe itaate mecbur bırakılmalarından,
Dernek. Vakıf ve parti gibi
Sosyal faaliyetlerden ve de yönetimlerinde
Yer almaları ve bulunmaları yetersizliğinden
Kurtulabilmeleri için ki en mühimi;
Ekonomik açıdan hürriyetlerini
Yetki olanaklarını elde etmeleri
Ve erkeğe mali olarak
Muhtaç kalmayarak
Sağlayabilirler ancak
Erkeklerle eşit haklara sahip olmalarını
Ama kadınların yaşamlarından yoksulluk
Ve muhtaçlık yok edilemedikçe
Şiddetler, törelere kurbanlık
Ve pek çok haksızlık bitirilemez.
Feodalizm, kapitalizm ve emperyalizmin
Düzenlerinde, sistemlerinde kadınlar;
Erkeklerle birlik olmadan hak elde edemez
Ve vatan, ekmek ve namus müdafaası
Alın teri işgüçleri ile emek haklarını
Elde edebilmek için zorunludur
Erkeklerle yan yana ve sırt sırta olmaları!
On dokuzuncu yüz yılın son arifesi;
Kadınların eşitlik ve hak mücadeleleri
Parlatır isyan ateşlerinin alevlerini
Ve zorlamalarıyla dorukların bile zirvelerini
Ki hemen hemen her ülke
İnsan hakları ve demokrasi’ye
Ulaşabilmiştir kadınların katkıları ile.
Kapitalizm ve emperyalizm ise;
Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bile
Halkı yönlendirerek hep tüketiciliğe
Tüket de tüket, nasıl tüketirsen tüket öngörüsüyle
Sevgililer ve anneler gününe dönüştürerek de
Ekleyerek romantikleştirme hislerini de
Tüketim için hediyeler alınıp verilsin
Ve kadınların emekçi mücadelelerine
Perdeler çekilerek unutulsun diyerek
Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü
Özünden ve amacında saptırmayı gütmektedir!
Oysa Bir Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı gibi
Emekçi Kadınların mücadele ve direniş ruhunun
Şaha kalktığı, şahlandığı, haykırdığı
Ve kadın sorunlarının da dile getirildiği
Ve toplumun her kesiminde eşit haklar ile
Yer alabilme mücadelesi
Ve kadınların işçi ve emekçi erkeklerle
Sırt sırta vererek başlarını dik tuttuğu gündür
Ve yüklü bir emek mücadelesinin temellidir temelli
Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü’nün simgesi!
Ve sekiz Mart Dünya emekçi kadınlarının; Kapitalizmin ve emperyalizmin;
Kadınları sömürmesine ve aşağılamalarına karşı
Bir mücadele günüdür ki şahlanışının.
Ve dünya kadınlarının;
Baskıcı ve yok sayıcı düzenlere karşın
Bir enternasyonal örgütlenme seferberliğidir de.
Ki kadınları dışlayan toplumların kalkınması
Ve ilerlemesinin kısıtlıdır olanakları.
Orta Çağ ve feodal zihniyeti
İrtica ve dinlerin gerici yönleri
Kadınları bir hiç saydığı belgeli,
Kapitalizm ve emperyalizm de;
Kısmen bazı haklar bahşetse de
Köle gibi kullanmaktadırlar kadınları
Rejimlerinin sömürgen çark dişlilerinde!
Dünyada kadınlar için ilk eğitim çalışması;
Ancak bin beş yüz yetmiş dörtte
Fransa’nın Avignon şehrinde
Başlayabildiği yazılıdır tarihte!
Ve ne yazık ki Türkiye’de
Cumhuriyet evvelinde
Gerici düşüncelerin kimi dönemlerde
Devlet kurumlarına hâkimiyeti nedeniyle
Uzak durulmuş kadınların eğitimlerine!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile
Ve kurduğu Cumhuriyetle birlikte
Atılımlar yapıldı kadınlara önem vermede
Ve haklarına değer vermede
Ki Avrupa’nın birçok ülkesinin bile
İmrenebileceği ölçülerde.
Feodalizm, kapitalizm ve emperyalizm;
Kadınların yaşamlarında şiddetleri
Törelere kurbanlığı ve daha nice haksızlıkları
Yaşatan sivrisinekler bataklığıdır bataklığı
Ve sivrisineklerin yok edilmesi için
Bu bataklıkların zorunludur kurutulmaları!
Bilimsel bilinçli nesillerin yetiştirilmesine;
Kadınların ön ayak olmalarıdır ki
Oluşturarak altyapı temelini
Yön verirler ekleye ekleye
Toplumların ve ülkelerin gelişmesine
Kalkınmasına, büyümesine
Ve apaydınlık bir geleceğe ilerlemesine!
Çünkü kadınlar bal üreten arılardır emekleriyle!
Kadınları dışlayan toplumlar;
Mahkûmdur kalmaya çok çok gerilerde!
Yaşam yalnız karın doyurma değildir elbette;
Hürriyet ve eşitlik haktır, hak olmalıdır herkese,
Gökyüzünün ve deryaların maviliğine imrendikçe
Gözleri ufuklarda gökyüzünü hedefledikçe
Ayakları basa basa vatan topraklarının her yerine
Ve bayrakları ellerinde bütün alanlara girdikçe
Aydınlığa ulaşır kadınlar da mücadele ede ede!
Kadınların gücü çelikleşmiştir emekçilikleriyle;
Yürekleri asırlardır acılarla cebelleşe cebelleşe.
İnsanı insan yapan değerler ile
Hürriyet ve eşitlik sevdası
Uzun bir mücadele gerektirmekte;
Yıkılır bütün engeller bu mücadelelerle
Ve son verilir kadınların
Tarih boyu süren çilelerine.
Ancak ki kadınların asıl kurtuluşları;
Vatanın kurtuluşundan bağımsız değildir
Ki kapitalizmin ve emperyalizmin düzeninde
Mümkün değildir arzulanan ferahlık kadınlara.
Emperyalist ve azılı emperyalist
Ve emperyalizmin merkez üssü Amerika’ya karşı;
Kadınlar, birleşerek ve erkeklerle dayanışma içinde
Bütün işçi, emekçi ve köylü halk ile
Refaha erişebilmeleri için yegâne çare
Bilimsel sosyalizmdedir bilimsel sosyalizmde!
İzzettin Özgibar
Mart 1994 Erzincan
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.